Sandalye is the universal Turkish term for a standard single-person chair with a backrest.
Palabra en 30 segundos
- A standard chair with a backrest for one person.
- Used in everyday settings like kitchens, schools, and offices.
- Distinct from armchairs (koltuk) and stools (tabure).
Genel Bakış
Sandalye, Türkçede en temel mobilya isimlerinden biridir ve A1 seviyesindeki her öğrencinin öğrenmesi gereken ilk kelimeler arasındadır. Bir kişinin oturması amacıyla üretilen, genellikle dört ayağı, bir oturma yeri ve sırt dayama bölgesi (arkalık) bulunan eşyadır. Yapısal olarak koltuktan daha hafif ve taşınabilir olmasıyla ayrılır. Çoğul hali 'sandalyeler' şeklindedir ve ünlü uyumuna tam uyum sağlar.
Kullanım Kalıpları
En yaygın kullanımı 'sandalyeye oturmak' fiiliyledir. Yönelme durumu eki (-e) alırken araya 'y' kaynaştırma harfi girer (sandalye-y-e). Ayrıca bir yerden kalkarken 'sandalyeden kalkmak' (ayrılma durumu) ifadesi kullanılır. Eğer sandalyenin bir özelliğinden bahsedeceksek 'tahta sandalye', 'plastik sandalye' veya 'rahat sandalye' gibi sıfat tamlamaları kurarız. Sahiplik belirtirken 'sandalyenin ayağı' gibi tamlamalar sıkça kullanılır.
Yaygın Bağlamlar
Mutfak, yemek odası, balkon ve bahçe gibi alanlarda sandalye kelimesi sıkça geçer. 'Masanın etrafına sandalyeleri dizmek' günlük bir ev işidir. İş hayatında ise 'döner sandalye' veya 'ofis sandalyesi' terimleri teknik bağlamlarda karşımıza çıkar. Ayrıca sosyal bir aktivite olan 'sandalye kapmaca' oyunu, çocukluktan itibaren her Türkün bildiği bir kavramdır. Tekerlekli sandalye ise hareket kısıtlılığı olan bireyler için kullanılan özel bir türdür.
Benzer Kelimelerle Karşılaştırma
Sandalye kelimesi sıklıkla 'koltuk' ve 'tabure' ile karıştırılır. Koltuk (armchair/sofa), genellikle daha yumuşak süngerli, kumaş kaplı ve kolların konulabileceği yan kısımlara sahip olan, daha konforlu mobilyadır. Tabure (stool) ise arkalığı olmayan, genellikle daha kısa süreli oturmalar için kullanılan küçük oturaklardır. Sandalye, işlevsellik ve konfor açısından bu ikisinin tam ortasında yer alır; hem yemek yerken hem de çalışırken vücudun dik durmasını sağlar.
Ejemplos
Mutfaktaki sandalye kırılmış.
everydayThe chair in the kitchen is broken.
Toplantı salonuna yeni sandalyeler alındı.
formalNew chairs were purchased for the meeting room.
Çek bir sandalye, beraber yemek yiyelim.
informalPull up a chair, let's eat together.
Ergonomik sandalye tasarımı üzerine bir makale okudum.
academicI read an article on ergonomic chair design.
Colocaciones comunes
Frases Comunes
tekerlekli sandalye
wheelchair
sandalye kapmaca
musical chairs
Se confunde a menudo con
Koltuk refers to armchairs or sofas which are larger and upholstered, whereas sandalye is a simple chair.
Tabure is a stool, meaning it has no backrest, unlike a sandalye.
Patrones gramaticales
How to Use It
Notas de uso
The word 'sandalye' is neutral and used in all registers of Turkish. It specifically refers to a chair with a backrest. In very formal settings, the word 'koltuk' might be used for someone's position (like a chairman), but 'sandalye' is the physical object.
Errores comunes
The most common mistake for English speakers is using 'koltuk' for every type of seat. Remember that 'sandalye' is for dining or desks. Also, ensure you use the 'y' buffer letter for suffixes like 'sandalyeye' (to the chair) or 'sandalyeyi' (the chair - object).
Tips
Use the buffer letter Y
When adding suffixes starting with a vowel to 'sandalye', always use 'y' as a buffer, like 'sandalyeye' (to the chair).
Don't call a sofa a chair
Avoid using 'sandalye' for comfortable living room seating; use 'koltuk' or 'kanepe' instead.
Respect through seating
In Turkish culture, offering the most comfortable chair to an elder is a fundamental sign of respect.
Origen de la palabra
Derived from the Arabic word 'ṣandaliyya', which historically referred to a type of seat or throne. It entered Turkish during the Ottoman period.
Contexto cultural
In Turkish tea gardens (çay bahçesi), you will often see small, colorful wooden or plastic 'sandalyeler' which facilitate long hours of social conversation.
Truco para recordar
Think of sitting on a 'Sandal' (sandalwood) chair while eating 'Jelly' (sounds like -ye). Imagine a wooden chair made of sandalwood.
Preguntas frecuentes
4 preguntasSandalye genellikle daha sert, hafif ve kolsuz olurken; koltuk daha geniş, yumuşak ve kolludur.
Evet, bazen bir makam veya meclis üyeliği anlamında (örneğin 'milletvekili sandalyesi') kullanılır.
Genellikle 'ofis sandalyesi' veya 'çalışma sandalyesi' denir; dönme özelliği varsa 'döner sandalye' de denilebilir.
Türkçede çoğul eki '-lar/-ler'dir. Sandalye kelimesi ince ünlülü olduğu için 'sandalyeler' şeklinde söylenir.
Ponte a prueba
Lütfen masanın yanındaki ___ oturun.
Oturmak fiili yönelme durumu (-e hali) gerektirir.
Hangisi oturmak için kullanılır?
Sandalye, oturmak için tasarlanmış temel mobilyadır.
dört / var / masanın / etrafında / sandalye
Türkçede standart cümle yapısı Yer + Sayı + Nesne + Var şeklindedir.
Puntuación: /3
Summary
Sandalye is the universal Turkish term for a standard single-person chair with a backrest.
- A standard chair with a backrest for one person.
- Used in everyday settings like kitchens, schools, and offices.
- Distinct from armchairs (koltuk) and stools (tabure).
Use the buffer letter Y
When adding suffixes starting with a vowel to 'sandalye', always use 'y' as a buffer, like 'sandalyeye' (to the chair).
Don't call a sofa a chair
Avoid using 'sandalye' for comfortable living room seating; use 'koltuk' or 'kanepe' instead.
Respect through seating
In Turkish culture, offering the most comfortable chair to an elder is a fundamental sign of respect.
Ejemplos
4 de 4Mutfaktaki sandalye kırılmış.
The chair in the kitchen is broken.
Toplantı salonuna yeni sandalyeler alındı.
New chairs were purchased for the meeting room.
Çek bir sandalye, beraber yemek yiyelim.
Pull up a chair, let's eat together.
Ergonomik sandalye tasarımı üzerine bir makale okudum.
I read an article on ergonomic chair design.
Related Content
Vocabulario relacionado
Más palabras de daily_life
acaba
A2I wonder, used to express curiosity or doubt
acıkmak
A2to become hungry
ad
A1name
adeta
B1almost, as if, practically
adres
A1Address
aksilik
B1mishap, setback, or bad luck
akış
B1Flow, stream, or course of events
akşam
A1evening
akşamüstü
B1Late afternoon or early evening
almak
A1to take, to buy