A2 adjective

birinci

Birinci means 'first' and is used for ordinal position in Turkish.

birinci 30초 만에

  • first in order
  • first in sequence
  • number one

How Formal Is It?

격식체

"Evvelâ size teşekkür etmek isterim. (First of all, I want to thank you.)"

중립

"İlk arabasını 1990'da aldı. (He bought his first car in 1990.)"

비격식체

"Birinci sıraya oturdum. (I sat in the first row.)"

Child friendly

"Birinci geldi, alkışlayalım! (He came first, let's clap!)"

알아야 할 문법

birinci is often used with ordinal numbers. For example, 'birinci kat' means 'first floor'.

Otel odamız birinci katta. (Our hotel room is on the first floor.)

When referring to a sequence or order, birinci means 'first one' or 'the first'.

Yarışmada o birinci oldu. (He came in first in the race.)

It can be used to describe the first item in a list or series.

Birinci ders Türkçe. (The first class is Turkish.)

When indicating a primary or initial reason, it can translate to 'firstly' or 'the main reason'.

Birinci sebep, zamanım yoktu. (The first reason, I didn't have time.)

birinci is an adjective and will agree with the noun it modifies in terms of number and case, if applicable. However, for ordinal numbers like 'birinci', case endings are usually added to the noun, not the number itself.

Birinci sıraya oturduk. (We sat in the first row.)

수준별 예문

1

Bu proje, hayatımın birinci önceliği haline geldi.

This project has become the first priority of my life.

2

O, tüm dünyada bu alanda birinci isim olarak kabul ediliyor.

He is considered the first name in this field worldwide.

3

Tarihteki birinci büyük göç dalgası, medeniyetlerin şekillenmesinde kilit rol oynamıştır.

The first major wave of migration in history played a key role in shaping civilizations.

4

Ekonomik krizin birinci dereceden sorumlusu olarak gösterilen hükümet, yoğun eleştirilere maruz kaldı.

The government, shown as primarily responsible for the economic crisis, faced intense criticism.

5

Bu konuda birinci ağızdan bilgi almak için doğrudan genel müdürle görüştüm.

To get firsthand information on this matter, I spoke directly with the general manager.

6

Onunla tanıştığım günden beri, o benim için birinci sınıf bir dost oldu.

Since the day I met him, he has been a first-class friend to me.

7

Bu araştırmanın birinci amacı, bilinmeyen türleri keşfetmektir.

The primary aim of this research is to discover unknown species.

8

Bütün bu olaylar zincirinin birinci halkası, küçük bir yanlış anlaşılmaydı.

The first link in this whole chain of events was a small misunderstanding.

문법 패턴

Ordinal numbers are formed by adding -inci, -ıncı, -uncu, -üncü to the cardinal number. When used as an adjective, 'birinci' agrees with the noun in number and case. Can be used with 'kez' to mean 'time' (e.g., 'birinci kez' - first time). Can be used with 'olarak' to mean 'first of all' or 'firstly'. Can be used with 'sırada' to mean 'in first place' or 'in the first row'. Possessive suffixes can be added to the noun that 'birinci' modifies. Can be used in comparative and superlative structures. Often used in conjunction with other adjectives or adverbs to provide more detail.

문장 패턴

A1

[NOUN] [ORDINAL NUMBER]

Bu birinci sınıf. (This is the first class.)

A1

Benim [ORDINAL NUMBER] [NOUN]...

Benim birinci arabam kırmızıydı. (My first car was red.)

A2

[ORDINAL NUMBER] kez

Birinci kez Türkiye'ye gidiyorum. (I am going to Turkey for the first time.)

A2

[NOUN] [POSSESSIVE] [ORDINAL NUMBER]

Onun ilk kitabı birinci baskı. (His first book is the first edition.)

A2

[ORDINAL NUMBER] olarak

Birinci olarak, merhaba demek istiyorum. (First of all, I want to say hello.)

A2

[ORDINAL NUMBER] sırada

O, yarışta birinci sırada bitirdi. (He finished in first place in the race.)

B1

En [ADJECTIVE] [ORDINAL NUMBER]

Bu, en önemli birinci kural. (This is the most important first rule.)

B1

[VERB] + [ORDINAL NUMBER] [NOUN]

Gördüğüm birinci şey buydu. (This was the first thing I saw.)

셀프 테스트 30 질문

sentence order A2

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Ben birinci sınıftayım.

The correct order to say 'I am in the first grade.' is 'Ben birinci sınıftayım.'.

sentence order A2

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Burası birinci kat.

The correct order to say 'This is the first floor.' is 'Burası birinci kat.'.

sentence order A2

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: O birinci geldi.

The correct order to say 'He/She came first.' is 'O birinci geldi.'.

fill blank B1

Yarışmada ___ olan takım kupayı kazandı.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

The sentence means 'The team that came first in the race won the cup.' 'Birinci' means 'first.'

fill blank B1

Bu kitabın ___ bölümü çok sürükleyiciydi.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

The sentence means 'The first chapter of this book was very gripping.' 'Birinci' means 'first.'

fill blank B1

Şu anda ___ sırada bekleyen müşteri sensin.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

The sentence means 'You are the customer waiting in the first line right now.' 'Birinci' means 'first.'

fill blank B1

Türkiye'nin ___ Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'tür.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

The sentence means 'The first President of Turkey is Mustafa Kemal Atatürk.' 'Birinci' means 'first.'

fill blank B1

Onunla tanıştığım ___ gün hala aklımda.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

The sentence means 'The first day I met him/her is still in my mind.' 'Birinci' means 'first.'

fill blank B1

Sınavda ___ olmak için çok çalışmalısın.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

The sentence means 'You must study hard to be first in the exam.' 'Birinci' means 'first.'

listening B2

He worked hard to be first.

정답! 아쉬워요. 정답: Birinci olmak için çok çalıştım.
정답! 아쉬워요. 정답:
listening B2

He was very happy because he came in first in the race.

정답! 아쉬워요. 정답: Yarışmada birinci geldiği için çok mutluydu.
정답! 아쉬워요. 정답:
listening B2

We aim to take first place in the project.

정답! 아쉬워요. 정답: Projede birinci sırayı almayı hedefliyoruz.
정답! 아쉬워요. 정답:
speaking B2

Read this aloud:

Birinci denemede başarılı oldu.

Focus: birinci

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking B2

Read this aloud:

Okulda her zaman birinci öğrenciydi.

Focus: birinci öğrenciydi

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking B2

Read this aloud:

Kitabın birinci bölümünü bitirdim.

Focus: birinci bölümünü

정답! 아쉬워요. 정답:
fill blank C2

Projenin başarısı, ekibin her bir üyesinin ___ derece uyum içinde çalışmasına bağlıydı.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

This sentence requires an adjective that modifies 'derece' (degree) to indicate the primary importance or quality. 'Birinci' (first) fits this context, implying the utmost degree of harmony. The other options do not convey the same meaning in this context. 'İkinci' (second) and 'sonuncu' (last) imply sequential order, while 'üstün' (superior) describes quality but doesn't quite fit the nuance of 'first-degree harmony' as 'birinci' does here.

fill blank C2

Bu zorluğun üstesinden gelmek için atılması gereken ___ adım, kapsamlı bir durum değerlendirmesidir.

정답! 아쉬워요. 정답: ilk

The sentence is discussing the initial action needed to overcome a challenge. 'İlk' (first) is the most appropriate word to indicate the primary or initial step in a sequence. While 'tek' (only) could imply uniqueness, it doesn't fit the sequence of steps. 'En' (most) is a superlative marker and needs an adjective. 'Son' (last) is the opposite of the intended meaning.

fill blank C2

Üniversitenin kuruluş yıldönümü kutlamalarında, rektörün konuşması ___ sırada yer aldı.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

The sentence indicates the order of events at a celebration. 'Birinci' (first) correctly places the rector's speech at the beginning of the sequence. 'Sonraki' (next) and 'önceki' (previous) imply relative positions, while 'eşit' (equal) describes a state of parity, none of which fit the context of the opening speech.

fill blank C2

Ekonomik krizin etkilerini azaltmak adına hükümetin ___ önceliği, istikrarlı bir mali yapı oluşturmaktır.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

This sentence emphasizes the paramount importance of the government's priority. 'Birinci' (first) clearly conveys that this is the primary and most important priority. While 'ana' (main) could also work, 'birinci' specifically denotes its position as the top priority in a ranked list. 'İkinci' (second) and 'dördüncü' (fourth) imply lower ranks.

fill blank C2

Sanatçının kariyerindeki ___ çıkışını, soyut eserlerle yaptığı sergiyle gerçekleştirdi.

정답! 아쉬워요. 정답: ilk

The sentence describes the artist's initial breakthrough in their career. 'İlk' (first) is the most fitting choice to denote the very beginning of their success. 'Büyük' (big) describes the magnitude but not the sequence. 'Tek' (only) implies uniqueness rather than an initial stage, and 'son' (last) is contrary to the meaning.

fill blank C2

Bu tür karmaşık denklemleri çözmek için uygulamanız gereken ___ prensip, her bir değişkeni ayrı ayrı ele almaktır.

정답! 아쉬워요. 정답: birinci

The sentence is about the foundational and most important principle for solving complex equations. 'Birinci' (first) emphasizes that this is the primary or leading principle. 'Temel' (fundamental) could also be a plausible choice, but 'birinci' explicitly states its priority. 'Son' (last) is the opposite, and 'iki' (two) specifies a quantity rather than an order of importance.

writing C2

Imagine you are an architect designing a new building. Describe the 'first' and most crucial design element you would focus on, and explain why it's your top priority. Use 'birinci' at least once in your response.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Bir mimar olarak yeni bir bina tasarlarken, benim için **birinci** ve en kritik tasarım elementi, yapının işlevselliği olacaktır. Kullanıcıların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan bir düzen ve akış sağlamak, estetikten önce gelir. İyi bir işlevsellik, binanın uzun ömürlü ve verimli olmasını sağlar. Bu yüzden, mekanların düzeni ve kullanıcının deneyimi benim **birinci** odak noktamdır.

정답! 아쉬워요. 정답:
writing C2

You are a historian writing about a pivotal moment in history. Describe the 'first' major consequence that arose from this event and elaborate on its ripple effects. Incorporate 'birinci' naturally into your narrative.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

1917 Rus Devrimi'nin **birinci** büyük sonucu, Çarlık rejiminin yıkılması ve Bolşeviklerin iktidara gelmesiydi. Bu olay, sadece Rusya'nın iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel jeopolitiği de derinden etkiledi. Devrim, dünya genelinde komünist hareketlerin yükselişine zemin hazırlayarak birçok ülkede sosyalist ideolojilerin yayılmasına yol açtı. Dolayısıyla, bu devrimin **birinci** etkisi, yeni bir siyasi düzenin başlangıcını işaret etti ve yirminci yüzyılın geri kalanını şekillendiren bir domino etkisi yarattı.

정답! 아쉬워요. 정답:
writing C2

You are a chef developing a new recipe. Explain the 'first' ingredient you choose to build the flavor profile around, and justify its importance in achieving the desired taste. Use 'birinci' at least once.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Yeni bir Akdeniz yemeği tarifi geliştirirken, benim için **birinci** ve en belirleyici malzeme, kaliteli sızma zeytinyağı olacaktır. Bu yağ, yemeğin genel lezzet profilinin temelini oluşturur ve diğer tüm tatların uyum içinde olmasını sağlar. Zeytinyağının hafif acılığı ve meyvemsi notaları, yemeğe derinlik katar ve Akdeniz mutfağının özünü yansıtır. Doğru zeytinyağını seçmek, yemeğin başarılı olup olmayacağını belirleyen **birinci** adımdır.

정답! 아쉬워요. 정답:
reading C2

Metne göre, modern kent planlamasının 'birinci' amacı nedir?

Read this passage:

Modern kent planlamasının **birinci** amacı, sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler yaratmaktır. Bu, sadece altyapı ve ulaşım ağlarını geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda yeşil alanların korunmasını, topluluk merkezlerinin kurulmasını ve sosyal adaletin sağlanmasını da kapsar. Bir şehrin geleceği, bu ilkelerin ne kadar etkili bir şekilde uygulandığına bağlıdır. Dolayısıyla, **birinci** hedefimiz, şehir sakinlerinin yaşam kalitesini artırmaktır.

Metne göre, modern kent planlamasının 'birinci' amacı nedir?

정답! 아쉬워요. 정답: Sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler yaratmak

Metinde açıkça belirtilmiştir: 'Modern kent planlamasının **birinci** amacı, sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler yaratmaktır.'

정답! 아쉬워요. 정답: Sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler yaratmak

Metinde açıkça belirtilmiştir: 'Modern kent planlamasının **birinci** amacı, sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler yaratmaktır.'

reading C2

Yazara göre, avangard hareketlerin yükselişi ne olarak kabul edilir?

Read this passage:

Sanatta avangard hareketlerin yükselişi, geleneksel estetik anlayışına **birinci** dereceden bir meydan okuma olarak görülebilir. Bu hareketler, sanatın ne olabileceğine dair sınırları zorladı, yeni ifade biçimleri aradı ve izleyicinin sanata bakış açısını temelden değiştirdi. Modern sanatın evriminde, bu **birinci** kırılma noktası, sonraki tüm yeniliklerin kapısını araladı.

Yazara göre, avangard hareketlerin yükselişi ne olarak kabul edilir?

정답! 아쉬워요. 정답: Geleneksel estetik anlayışına birinci dereceden bir meydan okuma

Paragrafın ilk cümlesi, 'Sanatta avangard hareketlerin yükselişi, geleneksel estetik anlayışına **birinci** dereceden bir meydan okuma olarak görülebilir,' şeklinde ifade etmektedir.

정답! 아쉬워요. 정답: Geleneksel estetik anlayışına birinci dereceden bir meydan okuma

Paragrafın ilk cümlesi, 'Sanatta avangard hareketlerin yükselişi, geleneksel estetik anlayışına **birinci** dereceden bir meydan okuma olarak görülebilir,' şeklinde ifade etmektedir.

reading C2

Ekonomik krizlerde hükümetlerin 'birinci' önceliği genellikle nedir?

Read this passage:

Ekonomik krizlerle mücadelede, hükümetlerin **birinci** önceliği genellikle istikrarlı bir mali yapı oluşturmaktır. Bu, bütçe açığını azaltmayı, enflasyonu kontrol altında tutmayı ve para biriminin değerini korumayı içerir. Uzun vadeli sürdürülebilirlik için bu **birinci** adımlar hayati öneme sahiptir. Aksi takdirde, kısa vadeli çözümler daha derin sorunlara yol açabilir.

Ekonomik krizlerde hükümetlerin 'birinci' önceliği genellikle nedir?

정답! 아쉬워요. 정답: İstikrarlı bir mali yapı oluşturmak

Metinde açıkça belirtilmiştir: 'Ekonomik krizlerle mücadelede, hükümetlerin **birinci** önceliği genellikle istikrarlı bir mali yapı oluşturmaktır.'

정답! 아쉬워요. 정답: İstikrarlı bir mali yapı oluşturmak

Metinde açıkça belirtilmiştir: 'Ekonomik krizlerle mücadelede, hükümetlerin **birinci** önceliği genellikle istikrarlı bir mali yapı oluşturmaktır.'

/ 30 correct

Perfect score!

도움이 되었나요?
아직 댓글이 없습니다. 첫 번째로 생각을 공유하세요!