B1 adverb

zamanla

When you're talking about things that happen slowly, little by little, or change over a long period, you'll often hear the word zamanla. It means 'over time' or 'gradually'. Think of it as indicating a process that unfolds over a period, rather than all at once. For example, if you say 'Zamanla Türkçe öğreneceksin,' it means 'You will learn Turkish over time' or 'Gradually, you will learn Turkish.'

When you want to express that something will happen or change gradually as time passes, you can use the word zamanla. Think of it like saying 'with time' or 'over time' in English. It's often used to talk about things that develop, improve, or become clear little by little, rather than all at once. So, if you're patient, things will happen zamanla.

How Formal Is It?

격식체

"Zaman zarfında projemiz büyük ilerleme kaydetti."

중립

"Zamanla bu konuyu daha iyi anlayacaksın."

비격식체

"İlerleyen zamanlarda görüşürüz."

Child friendly

"Büyüdükçe daha çok şey öğreneceksin."

속어

"Vakit geçtikçe her şey düzelir."

재미있는 사실

The suffix '-la' can act as an instrumental case marker, indicating 'with' or 'by means of'. So, 'zamanla' literally means 'with time' or 'by means of time'.

알아야 할 문법

As an adverb, 'zamanla' modifies verbs, adjectives, or other adverbs, indicating a gradual change or development over time. It answers the question 'Ne zaman?' (When?) or 'Nasıl?' (How?).

Türkçem zamanla daha iyi oldu. (My Turkish got better over time.)

'Zamanla' can be used at the beginning, middle, or end of a sentence, depending on the emphasis. Placing it at the beginning can add a sense of anticipation or importance to the gradual change.

Zamanla her şey yoluna girecek. (Everything will fall into place over time.)

It is often used with verbs in the aorist tense (geniş zaman) or future tense, as it describes ongoing or anticipated processes. However, it can also be used with past tenses to describe past gradual changes.

İnsanlar zamanla değişir. (People change over time.)

'Zamanla' implies a natural progression and is generally not used to describe sudden or immediate changes.

Yavaş yavaş, zamanla anladım. (Slowly, over time, I understood.)

It can be combined with other adverbs of time or manner to further specify the nature of the temporal progression. For instance, 'biraz zamanla' (with a little time) or 'uzun zamanla' (over a long time).

Bu proje zamanla tamamlanacak. (This project will be completed over time.)

수준별 예문

1

Zamanla her şey daha iyi olacak.

Everything will be better over time.

2

Zamanla Türkçe'yi daha iyi konuşacaksın.

You will speak Turkish better over time.

3

Zamanla yeni arkadaşlıklar kurdum.

I made new friends over time.

4

Zamanla bu zorlukları aşacağız.

We will overcome these difficulties over time.

5

Zamanla daha tecrübeli oldum.

I became more experienced over time.

6

Zamanla bu şehir bana ev gibi geldi.

Over time, this city felt like home to me.

7

Zamanla her şey yoluna girer.

Everything falls into place over time.

8

Zamanla daha az hata yapıyorum.

I make fewer mistakes over time.

1

Her şey zamanla düzelecek, endişelenme.

Everything will get better over time, don't worry.

2

Zamanla bu zorlukların üstesinden geleceksin.

You will overcome these difficulties over time.

3

Zamanla alışacaksın, merak etme.

You will get used to it over time, don't worry.

4

Zamanla daha iyi bir konuşmacı olacaksın.

You will become a better speaker over time.

5

Bu proje zamanla daha da büyüyecek.

This project will grow even more over time.

6

Zamanla insanlar değişir ve gelişir.

People change and develop over time.

7

Onunla zamanla daha iyi anlaşmaya başladık.

We started to get along better with him/her over time.

8

Bu beceriyi zamanla geliştirebilirsin.

You can develop this skill over time.

1

Zamanla her şey yoluna girecek, endişelenme.

Everything will be alright over time, don't worry.

Future tense, common comforting phrase.

2

Yeni dil öğrenmek zamanla kolaylaşır.

Learning a new language becomes easier over time.

Aorist tense, general truth.

3

Zamanla bu zorlukların üstesinden geleceksin.

You will overcome these difficulties over time.

Future tense, encouraging statement.

4

İlişkileri zamanla daha da güçlendi.

Their relationship grew stronger over time.

Past tense, possessive suffix.

5

Bu proje zamanla çok önemli bir hal aldı.

This project became very important over time.

Past tense, object case.

6

Ankara'ya alışmak zamanla oldu.

Getting used to Ankara happened over time.

Past tense, dative case on 'Ankara' to show destination/object of getting used to.

7

Zamanla onun gerçek yüzünü anladık.

We understood his true face over time.

Past tense, possessive suffix on 'yüzünü'.

8

Bu bölgedeki iklim zamanla değişti.

The climate in this region changed over time.

Past tense, locative case on 'bölgedeki' (in this region).

1

Başlangıçta zor gelebilir ama zamanla daha iyi olacaksın.

It might seem hard at first, but you will get better with time.

2

Bu sorunlar zamanla çözülecek, endişelenmeyin.

These problems will be resolved over time, don't worry.

3

Zamanla her şey yerine oturur, sabırlı olmalısın.

Everything falls into place with time; you need to be patient.

4

Teknoloji zamanla çok değişti ve gelişti.

Technology has changed and developed a lot over time.

5

İlişkiler zamanla daha da derinleşebilir.

Relationships can deepen even further over time.

6

Bu tür beceriler zamanla pratikle kazanılır.

These kinds of skills are acquired with practice over time.

7

Kültürler zamanla farklılaşır ve evrilir.

Cultures differentiate and evolve over time.

8

Zamanla bu kararın ne kadar doğru olduğunu anlayacaksın.

You will understand how right this decision was over time.

자주 쓰는 조합

zamanla öğrenmek learn over time
zamanla değişmek change over time
zamanla gelişmek develop over time
zamanla unutmak forget over time
zamanla alışmak get used to over time
zamanla düzelmek get better over time
zamanla anlaşılmak be understood over time
zamanla iyileşmek heal over time
zamanla kaybolmak disappear over time
zamanla artmak increase over time

자주 쓰는 구문

Zamanla her şey yoluna girer.

Everything will be fine over time.

Zamanla bu zorlukları aşacağız.

We will overcome these difficulties over time.

Zamanla daha iyi hissedeceksin.

You will feel better over time.

Bu, zamanla daha netleşecek.

This will become clearer over time.

Zamanla birbirimize daha çok alıştık.

We got used to each other more over time.

Zamanla her şeyin bir nedeni olduğunu anladım.

I understood that everything has a reason over time.

Zamanla pişmanlıkları azaldı.

His regrets decreased over time.

Zamanla her şey unutulur.

Everything is forgotten over time.

Zamanla aralarındaki bağ güçlendi.

Their bond strengthened over time.

Zamanla bu kararın doğru olduğunu göreceksin.

You will see that this decision is correct over time.

문법 패턴

Adverbs in Turkish generally precede the verb they modify. Often used with future tense verbs or verbs implying a gradual change. Can be used at the beginning or in the middle of a sentence. Can be used to express patience or inevitability. Often implies a positive or resolving outcome, but not exclusively. Can be followed by a comma if it introduces a longer phrase or clause for emphasis.

관용어 및 표현

"Zamanla her şey yoluna girer."

Everything will sort itself out over time.

Şimdi endişelenmene gerek yok, zamanla her şey yoluna girer.

neutral

"Zamanla alışırsın."

You'll get used to it over time.

Yeni işin zor geliyor olabilir ama zamanla alışırsın.

neutral

"Zamanla unutulur."

It will be forgotten over time.

Bu kötü anı şimdi acı veriyor ama zamanla unutulur.

neutral

"Zamanla değişir."

It changes over time.

Fikirleri zamanla değişir.

neutral

"Zamanla daha iyi olur."

It gets better over time.

Bu yara şimdi canını yakıyor ama zamanla daha iyi olur.

neutral

"Zamanla geçer."

It passes over time.

Hastalığı zamanla geçer.

neutral

"Zamanla öğrenilir."

It is learned over time.

Bu beceri hemen kazanılmaz, zamanla öğrenilir.

neutral

"Zamanla kendini belli eder."

It reveals itself over time.

Gerçekler zamanla kendini belli eder.

neutral

"Zamanla olgunlaşır."

It matures over time.

Şarap zamanla olgunlaşır.

neutral

"Zamanla eski halini alır."

It returns to its former state over time.

Hasar gören bina, onarımlarla zamanla eski halini alır.

neutral

문장 패턴

A1

Subject + zamanla + Verb.

O, zamanla öğrenir.

A2

Subject + zamanla + Noun + Verb.

Çocuk, zamanla okulu sever.

B1

Subject + zamanla + Adjective + Verb.

Hava, zamanla daha güzel olur.

B1

Zamanla + Subject + Noun + Verb.

Zamanla ben bu kitabı bitiririm.

B1

Zamanla + Subject + (possessive) + Noun + Verb.

Zamanla benim evim hazır olur.

B1

Zamanla + sentence with future tense.

Zamanla her şeyi başaracağız.

B1

Zamanla + verb with -ecek/-acak suffix.

Zamanla unutulacak.

B1

Zamanla + complex sentence with multiple clauses.

Zamanla, her ne kadar zor olsa da, bu işi bitirebileceğimize inanıyorum.

암기하기

기억법

Imagine a 'zamanla' as a river flowing 'over the course of time,' slowly shaping the landscape. The 'z' sound can remind you of the gentle 'zzz' of time passing, and 'la' can be linked to 'lava' slowly flowing, representing the gradual passing of time.

시각적 연상

Picture an old, weathered grandfather clock with its pendulum slowly swinging back and forth, signifying the relentless march of time. Around it, images slowly change and evolve, showing how things transform 'over the course of time'.

Word Web

zaman (time) süreç (process) ilerlemek (to progress) gelişmek (to develop) yavaş yavaş (gradually)

챌린지

Translate the following sentences into Turkish, using 'zamanla': 1. Over time, you will get used to it. 2. Things will improve over the course of time. 3. He learned to speak Turkish over time. (Hint: 'alışmak' for 'to get used to', 'iyileşmek' for 'to improve', 'öğrenmek' for 'to learn')

어원

From 'zaman' (time) + '-la' (with/by means of)

원래 의미: with time

Turkic

문화적 맥락

The concept of 'zamanla' reflects a common Turkish perspective on patience and the natural progression of events. It's often used to express a sense of hope or reassurance that difficulties will resolve or skills will develop naturally over time. It's a pragmatic acceptance of gradual change, rather than expecting immediate results.

셀프 테스트 108 질문

fill blank A1

Ben Türkçe öğreniyorum, ama ___ konuşmak istiyorum. (I am learning Turkish, but I want to speak it ___.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

The sentence implies a gradual process of improvement, making 'zamanla' (over time) the most fitting option.

fill blank A1

Çiçekler ___ büyüyecek. (The flowers will grow ___.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Growth is a process that happens 'over time', so 'zamanla' is the correct choice.

fill blank A1

Bu zor bir kitap, ama ___ anlayacağım. (This is a difficult book, but I will understand it ___.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Understanding a difficult book takes time, making 'zamanla' the appropriate adverb.

fill blank A1

Yeni komşularımızla ___ arkadaş olacağız. (We will become friends with our new neighbors ___.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Forming friendships is typically a gradual process, so 'zamanla' (over time) fits best.

fill blank A1

Bisiklet sürmeyi ___ öğrendim. (I learned to ride a bicycle ___.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Learning a skill like riding a bicycle happens 'over the course of time', not instantly.

fill blank A1

Evimiz ___ daha güzel olacak. (Our house will be more beautiful ___.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Improvements to a house often occur 'over time', making 'zamanla' the correct option.

multiple choice A1

Which word means 'over the course of time'?

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

'Zamanla' means 'over the course of time'. 'Şimdi' means 'now', 'hemen' means 'immediately', and 'sonra' means 'later'.

multiple choice A1

Choose the correct sentence: My Turkish improved over time.

정답! 아쉬워요. 정답: Türkçem zamanla gelişti.

'Zamanla' is the correct word to express 'over time' or 'over the course of time'.

multiple choice A1

Which sentence uses 'zamanla' correctly?

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla daha iyi hissedeceksin. (You will feel better over time.)

'Zamanla' describes a gradual change or development, making this sentence correct.

true false A1

The word 'zamanla' means 'immediately'.

정답! 아쉬워요. 정답: 거짓

'Zamanla' means 'over the course of time', not 'immediately'.

true false A1

'Zamanla' can be used to describe something that happens gradually.

정답! 아쉬워요. 정답:

Yes, 'zamanla' indicates a process that unfolds over a period of time.

true false A1

You can use 'zamanla' to say 'now'.

정답! 아쉬워요. 정답: 거짓

'Zamanla' means 'over the course of time', while 'now' is 'şimdi'.

listening A1

Common greeting

정답! 아쉬워요. 정답: Merhaba
정답! 아쉬워요. 정답:
listening A1

How to say thank you

정답! 아쉬워요. 정답: Teşekkür ederim
정답! 아쉬워요. 정답:
listening A1

Asking 'How are you?'

정답! 아쉬워요. 정답: Nasılsın?
정답! 아쉬워요. 정답:
speaking A1

Read this aloud:

Güle güle

Focus: Gü-le gü-le

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking A1

Read this aloud:

Evet

Focus: E-vet

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking A1

Read this aloud:

Hayır

Focus: Ha-yır

정답! 아쉬워요. 정답:
writing A1

Write a short sentence about something that gets better with time. Use 'zamanla'.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Zamanla Türkçe öğreneceğim. (I will learn Turkish over time.)

정답! 아쉬워요. 정답:
writing A1

Complete the sentence: 'Arkadaşlarım ile ______ daha çok eğleniyorum.' (With my friends, I have more fun ______.)

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Arkadaşlarım ile zamanla daha çok eğleniyorum. (With my friends, I have more fun over time.)

정답! 아쉬워요. 정답:
writing A1

Translate to Turkish: 'Over time, I understand the lessons better.'

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Zamanla dersleri daha iyi anlıyorum.

정답! 아쉬워요. 정답:
reading A1

Ali ne zaman mutlu oldu?

Read this passage:

Ali yeni bir şehre taşındı. İlk başta biraz üzgündü. Ama zamanla yeni arkadaşlar edindi ve şehri sevmeye başladı. Şimdi çok mutlu.

Ali ne zaman mutlu oldu?

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

Parçada 'zamanla yeni arkadaşlar edindi ve şehri sevmeye başladı. Şimdi çok mutlu.' deniyor. (The passage says 'over time he made new friends and started to like the city. Now he is very happy.')

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

Parçada 'zamanla yeni arkadaşlar edindi ve şehri sevmeye başladı. Şimdi çok mutlu.' deniyor. (The passage says 'over time he made new friends and started to like the city. Now he is very happy.')

reading A1

Bitki ne zaman büyüyecek?

Read this passage:

Bu bitkiyi her gün suluyorum. Zamanla büyüyecek ve çiçek açacak. Biraz sabırlı olmalıyım.

Bitki ne zaman büyüyecek?

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

Metinde 'Zamanla büyüyecek ve çiçek açacak' ifadesi var. (The text has the phrase 'It will grow and bloom over time'.)

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

Metinde 'Zamanla büyüyecek ve çiçek açacak' ifadesi var. (The text has the phrase 'It will grow and bloom over time'.)

reading A1

Yeni bir dil öğrenmek ne zaman daha kolay hale gelir?

Read this passage:

Yeni bir dil öğrenmek zor olabilir. Ama zamanla daha kolay hale gelir. Pratik yapmak çok önemlidir.

Yeni bir dil öğrenmek ne zaman daha kolay hale gelir?

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

Parçada 'Ama zamanla daha kolay hale gelir' deniyor. (The passage says 'But over time it becomes easier'.)

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

Parçada 'Ama zamanla daha kolay hale gelir' deniyor. (The passage says 'But over time it becomes easier'.)

sentence order A1

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Ben Türkçe öğreniyorum.

This sentence means 'I am learning Turkish.'

sentence order A1

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Bu bir elma.

This sentence means 'This is an apple.'

sentence order A1

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Sen nasılsın?

This sentence means 'How are you?'

fill blank A2

___ her şey yoluna girecek.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

'Zamanla' means 'over time', suggesting things will get better as time passes.

fill blank A2

Bu zorluklar da ___ bitecek.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

'Zamanla' fits here to mean 'these difficulties will also end over time'.

fill blank A2

___ Türkçe daha iyi konuşacaksın.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

'Zamanla' indicates that your Turkish speaking skills will improve over time.

fill blank A2

Yeni şehrine ___ alışacaksın.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

To say 'you will get used to your new city over time', 'zamanla' is the correct word.

fill blank A2

___ bu dersleri daha kolay bulacaksın.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

'Zamanla' means 'over time', implying that the lessons will become easier as you progress.

fill blank A2

Bu problem ___ çözülecek.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

Using 'zamanla' here means 'this problem will be solved over time'.

listening A2

Listen for 'over time' in the sentence.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla her şey değişir.
정답! 아쉬워요. 정답:
listening A2

Listen for the phrase that means 'gradually'.

정답! 아쉬워요. 정답: O, zamanla daha iyi bir aşçı oldu.
정답! 아쉬워요. 정답:
listening A2

What does the first word mean?

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla Türkçe'yi daha iyi anlayacaksın.
정답! 아쉬워요. 정답:
speaking A2

Read this aloud:

Zamanla alışacaksın.

Focus: zah-mahn-lah

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking A2

Read this aloud:

Zamanla her şey düzelecek.

Focus: dü-ze-le-jek

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking A2

Read this aloud:

Zamanla onu daha çok seveceksin.

Focus: se-ve-jek-sin

정답! 아쉬워요. 정답:
writing A2

Write a sentence describing something that improved for you 'zamanla'.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Türkçem zamanla daha iyi oldu.

정답! 아쉬워요. 정답:
writing A2

Imagine you are talking about a difficult situation. Write a sentence using 'zamanla' to express that things will get better.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Üzülme, zamanla her şey düzelir.

정답! 아쉬워요. 정답:
writing A2

Write a sentence about learning a new skill and how 'zamanla' it became easier.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Piyano çalmayı zamanla öğrendim, şimdi daha kolay.

정답! 아쉬워요. 정답:
reading A2

Ali'nin işi zamanla nasıl oldu?

Read this passage:

Ali yeni bir işe başladı. İlk başta çok zordu ama o pes etmedi. Çok çalıştı. Zamanla işini daha iyi yapmaya başladı.

Ali'nin işi zamanla nasıl oldu?

정답! 아쉬워요. 정답: Daha kolay oldu.

The passage states 'Zamanla işini daha iyi yapmaya başladı,' meaning he started doing his job better with time, implying it became easier.

정답! 아쉬워요. 정답: Daha kolay oldu.

The passage states 'Zamanla işini daha iyi yapmaya başladı,' meaning he started doing his job better with time, implying it became easier.

reading A2

Elif İstanbul'u ne zaman sevmeye başladı?

Read this passage:

Elif İstanbul'a taşındı. İlk başlarda şehri pek sevmedi. Ancak zamanla İstanbul'un güzelliklerini görmeye başladı ve burayı çok sevdi.

Elif İstanbul'u ne zaman sevmeye başladı?

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla.

The passage says 'Ancak zamanla İstanbul'un güzelliklerini görmeye başladı,' indicating she started to like it over time.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla.

The passage says 'Ancak zamanla İstanbul'un güzelliklerini görmeye başladı,' indicating she started to like it over time.

reading A2

Çocuk bisiklet sürmeyi nasıl öğrendi?

Read this passage:

Bir çocuk bisiklet sürmeyi öğreniyordu. İlk denemelerinde düştü. Ama o denemeye devam etti. Zamanla bisiklete binmeyi çok iyi öğrendi.

Çocuk bisiklet sürmeyi nasıl öğrendi?

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla öğrendi.

The passage states 'Zamanla bisiklete binmeyi çok iyi öğrendi,' meaning he learned to ride the bike very well over time.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla öğrendi.

The passage states 'Zamanla bisiklete binmeyi çok iyi öğrendi,' meaning he learned to ride the bike very well over time.

sentence order A2

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla her şeyi anlıyor o.

The adverb 'zamanla' often comes at the beginning or near the beginning of the sentence to modify the entire action.

sentence order A2

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla daha iyi yapacak o.

Place 'zamanla' to indicate the gradual improvement over time.

sentence order A2

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Ben zamanla Türkçe öğrendim.

The order generally follows Subject-Time/Manner-Object-Verb.

fill blank B1

Her şey ___ düzelecek, merak etme. (Everything will get better over time, don't worry.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

The context 'everything will get better' implies a gradual process, which 'zamanla' (over time) perfectly captures.

fill blank B1

Türkçem ___ gelişiyor. (My Turkish is improving over time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Language learning is a continuous process, so 'zamanla' (over time) is the most suitable adverb to describe its improvement.

fill blank B1

Bu zorluklar ___ aşılacak. (These difficulties will be overcome over time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Overcoming difficulties often takes time and persistence, making 'zamanla' (over time) the appropriate choice.

fill blank B1

Eski anılarımız ___ daha da değerlendi. (Our old memories became even more valuable over time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

The value of memories often increases as time passes, so 'zamanla' (over time) is the correct fit.

fill blank B1

Yeni işine ___ alışacaksın. (You will get used to your new job over time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Adjusting to a new job typically happens gradually, so 'zamanla' (over time) is the natural choice.

fill blank B1

Bu ağaç ___ büyüdü ve gölgelik oldu. (This tree grew and became shady over time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

The growth of a tree into a shady spot is a process that occurs gradually, which is expressed by 'zamanla' (over time).

listening B1

Don't worry, everything will be alright with time.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla her şey yoluna girecek.
정답! 아쉬워요. 정답:
listening B1

This city has changed a lot over time.

정답! 아쉬워요. 정답: Bu şehir zamanla çok değişti.
정답! 아쉬워요. 정답:
listening B1

My Turkish is improving over time.

정답! 아쉬워요. 정답: Türkçem zamanla gelişiyor.
정답! 아쉬워요. 정답:
speaking B1

Read this aloud:

Zamanla bu konuyu daha iyi anlayacaksın.

Focus: za-man-la

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking B1

Read this aloud:

Yeni hobimi zamanla daha çok sevmeye başladım.

Focus: za-man-la

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking B1

Read this aloud:

Zamanla eski dostluklar unutulmaz.

Focus: za-man-la

정답! 아쉬워요. 정답:
fill blank B2

___, her şey daha iyi olacak. (Over the course of time, everything will be better.)

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla

'Zamanla' means 'over the course of time' and fits the context of gradual improvement.

fill blank B2

Bu yeni beceriyi öğrenmek biraz ___ alacak. (Learning this new skill will take some time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

The phrase 'zamanla almak' (to take time over the course of time) is a common way to express that something requires a gradual process.

fill blank B2

İlişkileri ___ düzeldi. (Their relationship improved over the course of time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

'Zamanla' indicates a gradual improvement, which is appropriate for relationships.

fill blank B2

Yeni şehre ___ alışacaksın. (You will get used to the new city over the course of time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Getting used to a new city is a process that happens gradually, making 'zamanla' the correct choice.

fill blank B2

Bu zorlukların üstesinden ___ geleceğiz. (We will overcome these difficulties over the course of time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Overcoming difficulties often implies a gradual process, hence 'zamanla' is suitable.

fill blank B2

Onunla aramızdaki soğukluk ___ azaldı. (The coldness between us decreased over the course of time.)

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

The gradual decrease of 'coldness' in a relationship is best described with 'zamanla'.

listening B2

The speaker is encouraging patience.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla her şey daha iyi olacak, sabırlı olmalısın.
정답! 아쉬워요. 정답:
listening B2

The speaker is talking about a project that will be completed eventually.

정답! 아쉬워요. 정답: Bu projeyi bitirmek zamanla mümkün olacak, acele etmeyin.
정답! 아쉬워요. 정답:
listening B2

The speaker is describing a relationship that grew over time.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla birbirimize daha çok alıştık ve iyi arkadaş olduk.
정답! 아쉬워요. 정답:
speaking B2

Read this aloud:

Zamanla bu zorlukların üstesinden geleceksin, inan bana.

Focus: üstesinden geleceksin

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking B2

Read this aloud:

Yeni dil öğrenmek zamanla kolaylaşır, düzenli çalışmalısın.

Focus: kolaylaşır

정답! 아쉬워요. 정답:
speaking B2

Read this aloud:

Zamanla bu evin değeri artacak, iyi bir yatırım.

Focus: artacak

정답! 아쉬워요. 정답:
writing B2

Hayatınızda zamanla değişen üç şeyi yazın ve her birini birer cümleyle açıklayın.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

İnsanların teknolojiye olan bağımlılığı zamanla arttı. Eskiden insanlar mektup yazarken, şimdi anında mesajlaşıyorlar. Şehirlerin nüfusu zamanla büyüdü. Örneğin, benim şehrim eskiden küçük bir kasabayken şimdi büyük bir metropol. Moda trendleri zamanla değişir. Geçen yıl popüler olan renkler bu yıl eskimiş gibi görünebilir.

정답! 아쉬워요. 정답:
writing B2

Bir beceriyi (örneğin, yeni bir dil öğrenmek veya bir enstrüman çalmak) zamanla nasıl geliştirdiğinizi anlatan kısa bir paragraf yazın. Hangi zorluklarla karşılaştığınızı ve bu zorlukları nasıl aştığınızı belirtin.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Fransızca öğrenmeye başladığımda çok zorlandım. Kelimeleri ezberlemek ve dilbilgisini anlamak zamanla kolaylaştı. Başlangıçta fiil çekimlerini öğrenmek kabus gibiydi ama düzenli pratikle bu zorluğun üstesinden geldim. Şimdi rahatlıkla konuşabiliyorum ve okuduğum metinleri anlayabiliyorum. Zamanla kendime daha çok güven duymaya başladım.

정답! 아쉬워요. 정답:
writing B2

Bir ilişkinin (arkadaşlık, aile ilişkisi vb.) zamanla nasıl değiştiğini açıklayan iki veya üç cümle yazın. Başlangıçtaki durumu ve şimdiki durumu karşılaştırın.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

En yakın arkadaşımla ilişkimiz zamanla çok değişti. Başlangıçta daha çok eğlenceye odaklanırken, şimdi daha derin konuları konuşabiliyor ve birbirimize destek oluyoruz. Aile ilişkilerimiz de zamanla olgunlaştı; eskiden küçük anlaşmazlıklar olurken, şimdi birbirimizin farklılıklarını daha iyi anlıyoruz ve saygı duyuyoruz.

정답! 아쉬워요. 정답:
reading B2

Metne göre, teknolojinin zamanla getirdiği olumsuz etkilerden biri nedir?

Read this passage:

Teknolojinin gelişimi zamanla hayatımızı kökten değiştirdi. Akıllı telefonlar ve internet sayesinde bilgiye erişimimiz kolaylaştı, iletişim kurma şekillerimiz dönüştü. Ancak bu hızlı değişimlerin bazı olumsuz etkileri de oldu, örneğin sosyal medyada geçirilen zamanın artması ve yüz yüze etkileşimin azalması gibi. Gelecekte teknolojinin daha ne gibi değişiklikler getireceğini merakla bekliyoruz.

Metne göre, teknolojinin zamanla getirdiği olumsuz etkilerden biri nedir?

정답! 아쉬워요. 정답: Sosyal medyada geçirilen zamanın artması

Metinde 'sosyal medyada geçirilen zamanın artması ve yüz yüze etkileşimin azalması gibi' olumsuz etkiler belirtilmiştir.

정답! 아쉬워요. 정답: Sosyal medyada geçirilen zamanın artması

Metinde 'sosyal medyada geçirilen zamanın artması ve yüz yüze etkileşimin azalması gibi' olumsuz etkiler belirtilmiştir.

reading B2

Büyük şehirlerdeki yaşam tarzının zamanla değişimi hakkında metinde bahsedilen bir nokta nedir?

Read this passage:

Büyük şehirlerdeki yaşam tarzı zamanla önemli ölçüde değişti. Eskiden insanlar daha çok küçük topluluklar halinde yaşarken, şimdi büyük apartmanlarda komşularıyla daha az etkileşimde bulunuyorlar. Çalışma saatleri uzadı ve insanlar işlerine daha çok zaman ayırır oldu. Tüm bu değişiklikler, modern şehir hayatının dinamiklerini yeniden şekillendirdi.

Büyük şehirlerdeki yaşam tarzının zamanla değişimi hakkında metinde bahsedilen bir nokta nedir?

정답! 아쉬워요. 정답: İnsanların işlerine daha çok zaman ayırması

Metinde 'Çalışma saatleri uzadı ve insanlar işlerine daha çok zaman ayırır oldu' ifadesi yer almaktadır.

정답! 아쉬워요. 정답: İnsanların işlerine daha çok zaman ayırması

Metinde 'Çalışma saatleri uzadı ve insanlar işlerine daha çok zaman ayırır oldu' ifadesi yer almaktadır.

reading B2

Metne göre, bir dil öğrenme sürecini hızlandırmak için ne yapılmalıdır?

Read this passage:

Bir dil öğrenme süreci zamanla sabır ve düzenli pratik gerektirir. Başlangıçta basit kelimeler ve cümlelerle başlanır, daha sonra dilbilgisi kuralları ve karmaşık yapılar öğrenilir. Çeşitli materyaller kullanmak, anadili Türkçe olan kişilerle konuşmak ve bol bol okumak öğrenmeyi hızlandırır. Unutmayın, hiçbir şey bir gecede olmaz; her şey zamanla ve çabayla gelişir.

Metne göre, bir dil öğrenme sürecini hızlandırmak için ne yapılmalıdır?

정답! 아쉬워요. 정답: Çeşitli materyaller kullanmak ve anadili Türkçe olan kişilerle konuşmak

Metinde 'Çeşitli materyaller kullanmak, anadili Türkçe olan kişilerle konuşmak ve bol bol okumak öğrenmeyi hızlandırır' ifadesi bulunmaktadır.

정답! 아쉬워요. 정답: Çeşitli materyaller kullanmak ve anadili Türkçe olan kişilerle konuşmak

Metinde 'Çeşitli materyaller kullanmak, anadili Türkçe olan kişilerle konuşmak ve bol bol okumak öğrenmeyi hızlandırır' ifadesi bulunmaktadır.

fill blank C2

Teknolojinin gelişimiyle birlikte, birçok geleneksel yöntem ___ yerini yenilerine bırakıyor.

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Cümle, geleneksel yöntemlerin yerini yenilerine bırakmasının bir süreç olduğunu belirtiyor. 'Zamanla' bu süreci en iyi ifade eder.

fill blank C2

Büyük projelerin tamamlanması genellikle uzun sürer; her şey ___ yerine oturur.

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Bu cümle, büyük projelerin aşamalı olarak tamamlandığını ve her şeyin bir süreç içinde yerine oturduğunu ima ediyor. 'Zamanla' kelimesi bu süreci en uygun şekilde açıklar.

fill blank C2

Yeni bir dil öğrenmek sabır gerektirir; telaffuzunuz ve akıcılığınız ___ gelişecektir.

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Dil öğrenme sürecinin kademeli olduğunu ve telaffuz ile akıcılığın bir anda değil, zaman içinde gelişeceğini belirtiyor. 'Zamanla' bu kademeli gelişimi vurgular.

fill blank C2

Ekonomik dengelerdeki değişimler, global ticaret dinamiklerini ___ dönüştürmektedir.

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Global ticaret dinamiklerinin dönüşümünün bir süreç içinde gerçekleştiğini, anlık değil, zamanla olan bir değişimi ifade eder.

fill blank C2

İklim değişikliğinin etkileri, bilimsel verilerle desteklendiği üzere, ___ daha belirgin hale geliyor.

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

İklim değişikliği etkilerinin anlık değil, bir süreç içinde, yani zamanla daha belirgin hale geldiğini ifade ediyor.

fill blank C2

Yeni bir kültürde adapte olmak zorlayıcı olabilir, ancak ___ kişi kendini daha rahat hisseder.

정답! 아쉬워요. 정답: zamanla

Yeni bir kültüre adaptasyonun bir süreç olduğunu ve rahatlama hissinin bir anda değil, zaman içinde geliştiğini belirtiyor.

multiple choice C2

Which of the following best describes the meaning of 'zamanla' in the sentence: 'Zamanla bu projenin zorluklarının üstesinden geleceğiz.'?

정답! 아쉬워요. 정답: Eventually

'Zamanla' implies a gradual process leading to an outcome over time, making 'eventually' the closest meaning.

multiple choice C2

Which sentence uses 'zamanla' correctly to convey a gradual change?

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla bu zorluklara alışmaya başladık.

This sentence correctly uses 'zamanla' to indicate a gradual adaptation to difficulties, which aligns with the meaning 'over the course of time'.

multiple choice C2

If someone says 'Zamanla her şey değişir,' what are they implying?

정답! 아쉬워요. 정답: Change occurs gradually over time.

'Zamanla' directly translates to 'with time' or 'over the course of time', so the statement implies that changes are not immediate but happen progressively.

true false C2

The phrase 'zamanla' suggests an immediate or sudden occurrence.

정답! 아쉬워요. 정답: 거짓

'Zamanla' specifically refers to something happening gradually or over a period of time, not immediately.

true false C2

In the sentence 'Zamanla bu beceriyi geliştirdim,' 'zamanla' indicates that the skill was acquired instantly.

정답! 아쉬워요. 정답: 거짓

The phrase 'zamanla' implies a progressive development of the skill, not an instant acquisition.

true false C2

You can use 'zamanla' interchangeably with 'hemen' (immediately) in most contexts.

정답! 아쉬워요. 정답: 거짓

'Zamanla' (over time/gradually) and 'hemen' (immediately) have opposite meanings and are not interchangeable.

writing C2

You are discussing the long-term impact of climate change with a group of friends. Explain how environmental policies need to adapt 'zamanla' to be effective, providing specific examples.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

İklim değişikliği ile mücadelede çevre politikalarının zamanla değişen koşullara uyum sağlaması kritik önem taşır. Başlangıçta karbon salımını azaltmaya odaklanan politikalar, zamanla iklim göçü ve su kıtlığı gibi yeni sorunlara çözüm bulacak şekilde evrilmelidir. Örneğin, artan kuraklık sebebiyle tarım politikalarının su tasarruflu yöntemlere geçişi desteklemesi ve buna yönelik teşvikler sunması gerekir. Aksi takdirde, en iyi niyetli planlar bile zamanla etkisiz hale gelebilir.

정답! 아쉬워요. 정답:
writing C2

Your company is undergoing a major restructuring. Write an email to your team explaining that while initial changes might be challenging, the positive outcomes will become apparent 'zamanla'.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Ekip Üyeleri, Şirketimizin yeniden yapılanma sürecine girdiğini bildiğiniz üzere, bu değişimlerin başlangıçta bazı zorluklar getirebileceğini tahmin ediyoruz. Ancak, sizlerin de zamanla bu yeni yapıya adapte olacağınıza ve bu sürecin olumlu sonuçlarının zamanla daha net bir şekilde ortaya çıkacağına eminim. Bu değişikliklerin uzun vadede verimliliğimizi artıracağına ve hepimiz için yeni fırsatlar yaratacağına inanıyoruz. Bu süreçte gösterdiğiniz anlayış ve çaba için şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla, [Adınız]

정답! 아쉬워요. 정답:
writing C2

Reflect on a personal skill you developed or a habit you changed. Describe how your proficiency or the new habit improved 'zamanla', emphasizing the initial difficulties and eventual success.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Piyano çalmayı öğrenmeye başladığımda, notaları ve akorları ezberlemek oldukça zordu. İlk başlarda parmaklarım klavyede doğru yerleri bulmakta çok zorlanıyordu ve pes etmeyi düşündüğüm anlar oldu. Ancak, düzenli pratik yaparak ve azimle çalışarak zamanla notaları daha hızlı okumaya, akor geçişlerini daha akıcı yapmaya başladım. Bugün, karmaşık parçaları rahatlıkla çalabiliyorum ve bu yeteneğimi zamanla kazandığım için gurur duyuyorum.

정답! 아쉬워요. 정답:
reading C2

Metne göre, yeni teknolojiler topluma ne zaman entegre olur?

Read this passage:

Teknolojinin gelişimi, insanlık tarihinde benzeri görülmemiş bir hızla ilerlemektedir. Ancak bu hızlı gelişim beraberinde adaptasyon süreçlerini de getirir. Yeni icatlar ve uygulamalar ilk başta yadırganabilir, hatta eleştirilebilir. Fakat zamanla, bu yenilikler toplumun ayrılmaz bir parçası haline gelir ve onlarsız bir yaşam düşünülemez olur. Bu döngü, geçmişten günümüze birçok teknolojik devrimde gözlemlenmiştir.

Metne göre, yeni teknolojiler topluma ne zaman entegre olur?

정답! 아쉬워요. 정답: İlk yadırgandıktan sonra bir süre içinde.

Metinde 'Fakat zamanla, bu yenilikler toplumun ayrılmaz bir parçası haline gelir' ifadesi, yeni teknolojilerin başlangıçtaki yadırganmanın ardından zamanla entegre olduğunu açıkça belirtmektedir.

정답! 아쉬워요. 정답: İlk yadırgandıktan sonra bir süre içinde.

Metinde 'Fakat zamanla, bu yenilikler toplumun ayrılmaz bir parçası haline gelir' ifadesi, yeni teknolojilerin başlangıçtaki yadırganmanın ardından zamanla entegre olduğunu açıkça belirtmektedir.

reading C2

Metne göre, bir projenin nihai başarısı ne zaman garantilenebilir?

Read this passage:

Büyük projelerin planlaması ve uygulanması genellikle karmaşık süreçler içerir. Başlangıçta belirlenen hedeflere ulaşmak için bazen beklenmedik engellerle karşılaşılabilir. Bu engeller, projenin tamamlanma süresini uzatabilir veya ilk stratejilerin değiştirilmesini gerektirebilir. Ancak doğru yönetim ve esneklik ile bu tür zorlukların üstesinden gelinerek, projenin nihai başarısının zamanla garanti altına alınabileceği unutulmamalıdır.

Metne göre, bir projenin nihai başarısı ne zaman garantilenebilir?

정답! 아쉬워요. 정답: Doğru yönetim ve esneklik ile zorlukların üstesinden gelindiğinde, zamanla.

Metinde 'doğru yönetim ve esneklik ile bu tür zorlukların üstesinden gelinerek, projenin nihai başarısının zamanla garanti altına alınabileceği' belirtilmektedir.

정답! 아쉬워요. 정답: Doğru yönetim ve esneklik ile zorlukların üstesinden gelindiğinde, zamanla.

Metinde 'doğru yönetim ve esneklik ile bu tür zorlukların üstesinden gelinerek, projenin nihai başarısının zamanla garanti altına alınabileceği' belirtilmektedir.

reading C2

Metne göre, bir şehrin kültürel kimliğini neler şekillendirir?

Read this passage:

Bir şehrin kültürel kimliği, sadece mimari yapılarından veya tarihinden ibaret değildir. Zamanla gelişen sosyal dinamikler, halkın yaşam biçimi, yerel mutfak ve sanat gelenekleri de bu kimliği şekillendirir. Bu unsurlar birbirini besleyerek, şehrin ruhunu oluşturur. Ziyaretçiler genellikle bir şehrin bu katmanlı kimliğini zamanla keşfeder, yüzeysel gözlemlerin ötesine geçtiklerinde gerçek karakterini anlarlar.

Metne göre, bir şehrin kültürel kimliğini neler şekillendirir?

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla gelişen sosyal dinamikler, halkın yaşam biçimi, yerel mutfak ve sanat gelenekleri.

Metin, 'Zamanla gelişen sosyal dinamikler, halkın yaşam biçimi, yerel mutfak ve sanat gelenekleri de bu kimliği şekillendirir' diyerek bu unsurları açıkça listelemektedir.

정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla gelişen sosyal dinamikler, halkın yaşam biçimi, yerel mutfak ve sanat gelenekleri.

Metin, 'Zamanla gelişen sosyal dinamikler, halkın yaşam biçimi, yerel mutfak ve sanat gelenekleri de bu kimliği şekillendirir' diyerek bu unsurları açıkça listelemektedir.

sentence order C2

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla adapte olmayı öğrendim

This sentence means 'Over time, I learned to adapt.' The adverb 'Zamanla' typically starts the sentence or comes after the subject. 'Adapte olmayı' is the infinitive phrase 'to adapt' which is the object of 'öğrendim' (I learned).

sentence order C2

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla karmaşık ilişkilerin yapısını anladım

This translates to 'Over time, I understood the structure of complex relationships.' 'Zamanla' sets the temporal context. 'Karmaşık ilişkilerin yapısını' is the noun phrase 'the structure of complex relationships,' functioning as the direct object of 'anladım' (I understood).

sentence order C2

아래 단어를 탭해서 문장을 만들어 보세요
정답! 아쉬워요. 정답: Zamanla hayatın inceliklerini fark ettim

The sentence means 'Over time, I noticed the subtleties of life.' 'Zamanla' indicates the gradual process. 'Hayatın inceliklerini' (the subtleties of life) is the object of 'fark ettim' (I noticed).

/ 108 correct

Perfect score!

도움이 되었나요?
아직 댓글이 없습니다. 첫 번째로 생각을 공유하세요!