oyuncu
The Turkish word oyuncu is a versatile noun that can refer to an actor in a film, play, or TV show, or a player in a game or sport. It's formed from the verb oynamak (to play/act) and the suffix -cu, which denotes a person who performs the action of the verb or is associated with it. Therefore, an oyuncu is literally 'one who plays/acts'.
Context is key to understanding whether oyuncu refers to an actor or a player. For example, if you're discussing a football match, oyuncu would clearly mean 'player'. If you're talking about a theater performance, it would mean 'actor'.
oyuncu em 30 segundos
- actor
- player
- performer
§ Oyuncu: Actor or Player?
The Turkish word oyuncu can mean both 'actor' and 'player'. The meaning depends on the context.
- Meaning 1
- Actor (in a play, film, or TV show)
When you're talking about someone performing in a film, TV series, or a theater play, oyuncu means 'actor'.
O çok iyi bir oyuncu.
He is a very good actor.
Sevdiğim bir oyuncu o filmde oynuyor.
An actor I like is playing in that movie.
- Meaning 2
- Player (in a game or sport)
When you're discussing sports, board games, or video games, oyuncu translates to 'player'.
Takımdaki en iyi oyuncu kim?
Who is the best player on the team?
Bu oyunda kaç oyuncu var?
How many players are there in this game?
§ Using 'Oyuncu' with Suffixes (Case Endings)
Like most Turkish nouns, oyuncu will take different suffixes depending on its role in the sentence. Here are some common ones:
- Nominative (Oyuncu): The basic form, used for the subject of a sentence.
Oyuncu sahneye çıktı.
The actor came onto the stage.
- Accusative (Oyuncuyu): Used for the direct object of a verb.
Taraftarlar oyuncuyu alkışladı.
The fans applauded the player.
- Dative (Oyuncuya): Used to indicate direction 'to' or 'for' someone.
Yönetmen oyuncuya bir rol verdi.
The director gave a role to the actor.
- Locative (Oyuncuda): Means 'at', 'on', or 'in' the actor/player.
Top oyuncuda kaldı.
The ball stayed with the player.
- Ablative (Oyuncudan): Means 'from' the actor/player.
Oyuncudan imza aldım.
I got an autograph from the player/actor.
§ Plural Form: Oyuncular
To make oyuncu plural, you add the suffix -lar (or -ler, depending on vowel harmony). Since 'oyuncu' ends with 'u', which is a back vowel, we use -lar.
- Plural
- oyuncular (actors, players)
Filmin tüm oyuncuları çok başarılıydı.
All the actors in the movie were very successful.
Basketbol oyuncuları antrenman yapıyor.
The basketball players are training.
How Formal Is It?
"Ünlü aktör, sahnedeki performansıyla eleştirmenlerden tam not aldı. (The famous actor received full marks from critics for his performance on stage.)"
"Filmdeki başrol oyuncusu çok iyiydi. (The lead actor in the movie was very good.)"
"Bu takımın en iyi oyuncusu kim? (Who's the best player on this team?)"
"Çocuklar parkta oyuncu oldu. (The children became players in the park.)"
"Ne kadar da artistsin! (You're such an artist! - Used sarcastically to mean someone is being dramatic or fake.)"
Curiosidade
The suffix '-cu/-cü/-cı/-ci' is very productive in Turkish, forming many nouns for professions or people associated with an action, e.g., 'şarkıcı' (singer) from 'şarkı' (song).
Guia de pronúncia
- Pronouncing the 'c' as in 'cat' instead of 'j' as in 'jam'.
Exemplos por nível
O çok yetenekli bir oyuncu.
He/she is a very talented actor/player.
Maçta en iyi oyuncu kimdi?
Who was the best player in the match?
Çocuklar parkta oyuncu gibi koşuşturuyordu.
The children were running around in the park like players.
En sevdiğim oyuncu filmlerde harika oynuyor.
My favorite actor plays wonderfully in movies.
Takımın yeni oyuncusu çok hızlı.
The team's new player is very fast.
Herkes onun iyi bir oyuncu olduğunu biliyor.
Everyone knows he/she is a good actor/player.
Sahnedeki oyuncu çok enerjikti.
The actor on stage was very energetic.
Video oyunlarında iyi bir oyuncu musun?
Are you a good player in video games?
O, çok yetenekli bir oyuncu. Hem tiyatroda hem de sinemada harika işler çıkarıyor.
He is a very talented actor. He does great work both in theater and cinema.
Futbol takımımızın en iyi oyuncusu sakatlandı, bu yüzden bu hafta oynayamayacak.
Our football team's best player got injured, so he won't be able to play this week.
Çocuklar parkta neşeyle top oynayan küçük oyuncular gibiydi.
The children were like little players happily playing ball in the park.
Bu bilgisayar oyunundaki karakterleri canlandıran oyuncular çok gerçekçi.
The players who bring the characters to life in this computer game are very realistic.
Tüm oyuncuların sahneye çıkmadan önce kostümlerini kontrol etmeleri gerekiyor.
All the actors need to check their costumes before going on stage.
Basketbol maçında, takımdaki her oyuncu galibiyet için elinden geleni yaptı.
In the basketball game, every player on the team did their best for the victory.
Yeni dizinin başrol oyuncusu genç ve dinamik bir isim olarak dikkat çekiyor.
The lead actor of the new series stands out as a young and dynamic name.
Satrançta iyi bir oyuncu olmak için stratejik düşünme yeteneği çok önemlidir.
To be a good player in chess, strategic thinking ability is very important.
Ünlü oyuncu, son filmiyle gişe rekorları kırdı.
The famous actor broke box office records with his latest film.
Profesyonel bir oyuncu olmak için çok çalışmak gerekiyor.
One needs to work hard to become a professional player.
Takımın yeni oyuncusu kısa sürede taraftarların sevgilisi oldu.
The team's new player quickly became a fan favorite.
Çocuklar parkta neşeyle top oynayan oyuncuları izliyordu.
The children were happily watching the players playing ball in the park.
Tiyatroda her oyuncunun kendine özgü bir tarzı vardı.
Each actor in the theater had a unique style.
Bu bilgisayar oyununda en iyi oyuncu kim?
Who is the best player in this computer game?
Yönetmen, başrol oyuncusu için uzun süredir arayış içindeydi.
The director had been searching for the lead actor for a long time.
Basketbol oyuncuları, maçtan sonra dinlenmeye çekildi.
The basketball players retired to rest after the match.
Ünlü oyuncu, son filmiyle gişe rekorları kırdı.
The famous actor broke box office records with his latest film.
Tiyatro oyununda başrol oyuncusu olarak sahneye çıktı.
She appeared on stage as the lead actor in the theater play.
Futbolcu, kariyerine başarılı bir oyuncu olarak devam ediyor.
The footballer continues his career as a successful player.
Çocuklar parkta neşeyle oyunlar oynayan oyuncular gibiydi.
The children were like players joyfully playing games in the park.
Satrançta deneyimli bir oyuncu her zaman birkaç hamle ileriyi düşünür.
An experienced player in chess always thinks several moves ahead.
Video oyunlarında yetenekli bir oyuncu olmak uzun pratik gerektirir.
Being a skilled player in video games requires long practice.
Film endüstrisinde yetenekli yeni oyunculara her zaman ihtiyaç var.
There is always a need for talented new actors in the film industry.
Bir orkestradaki her oyuncu, eserin genel uyumuna katkıda bulunur.
Every player in an orchestra contributes to the overall harmony of the piece.
Colocações comuns
Frases Comuns
O çok iyi bir oyuncu.
He is a very good actor/player.
Bu filmin oyuncuları kimler?
Who are the actors in this movie?
Favori oyuncun kim?
Who is your favorite actor/player?
Takımın yeni oyuncusu harika oynadı.
The team's new player played wonderfully.
Sahnedeki oyuncular çok etkileyiciydi.
The actors on stage were very impressive.
Hangi oyuncu maçı kazandı?
Which player won the match?
O hem yönetmen hem de oyuncu.
He is both a director and an actor.
Bu rol için doğru oyuncuyu buldular.
They found the right actor for this role.
Maçta kaç oyuncu var?
How many players are in the game?
Çocuklar parkta oyuncu gibi koşuyordu.
The children were running like players in the park.
Frequentemente confundido com
While 'oyuncu' can mean actor, 'aktör' (male actor) and 'aktris' (female actor) are more specific, borrowed words. Use 'oyuncu' for a more general term for any performer or player.
While 'çok' means many/much, 'birkaç' means 'a few' and 'bazı' means 'some.' These are more specific quantifiers.
This phrase explicitly means 'to own' or 'to possess,' whereas 'var' implies possession in a more general sense with a dative structure.
Padrões gramaticais
Expressões idiomáticas
"rol yapmak"
to act, to pretend (lit. to make a role)
Çocuklar bahçede kovboyculuk oynarken, küçük olan rol yapmayı çok severdi. (While the children were playing cowboys in the garden, the little one loved to pretend.)
neutral"oyun oynamak"
to play a game
Akşam yemeğinden sonra ailece kart oyunları oynamayı severiz. (After dinner, we like to play card games as a family.)
neutral"piyonda oynamak"
to be a pawn, to be manipulated (lit. to play as a pawn)
Siyasi oyunlarda kimsenin piyonu olmak istemiyorum. (I don't want to be anyone's pawn in political games.)
neutral"bir rolü olmak"
to have a role, to play a part
Bu projede herkesin önemli bir rolü var. (Everyone has an important role in this project.)
neutral"oyunbozanlık yapmak"
to spoil the game, to be a spoilsport
Her zaman oyunbozanlık yapan biriyle oynamak keyifli değil. (It's not fun to play with someone who always spoils the game.)
neutral"kaderle oynamak"
to tempt fate, to play with destiny
Bu kadar risk alarak kaderle oynuyorsun. (You are tempting fate by taking so much risk.)
neutral"göz göre göre oynamak"
to openly deceive, to play a trick in plain sight
Bizi göz göre göre oynadığını herkes anladı. (Everyone understood that he was openly deceiving us.)
informal"ateşle oynamak"
to play with fire, to take a big risk
Bu tehlikeli işe girerek resmen ateşle oynuyorsun. (You are literally playing with fire by getting into this dangerous business.)
neutral"oyunun kurallarını değiştirmek"
to change the rules of the game
Yeni patron gelince oyunun kuralları değişti. (When the new boss came, the rules of the game changed.)
neutral"oyunu bozmak"
to ruin the plan, to spoil the scheme
Son dakika hamlesiyle bütün oyunu bozdu. (With a last-minute move, he ruined the whole plan.)
neutralFácil de confundir
Often confused with 'aktör' (actor) or 'oyuncu' (player) depending on context. The Turkish word 'oyuncu' can mean both.
'Oyuncu' is a versatile word. In sports, it means 'player.' In theater or film, it means 'actor.' 'Aktör' is specifically 'actor' (male) and 'aktris' is 'actress' (female), but 'oyuncu' can be used for both male and female actors.
O iyi bir futbol oyuncusu. (He is a good football player.) / Tiyatroda harika bir oyuncu. (She is a great actress/actor in the theater.)
Can mean 'very' or 'many/much,' which can be confusing for English speakers who differentiate these concepts.
Use 'çok' to intensify adjectives or adverbs (very) or to quantify nouns (many/much).
Çok güzel. (Very beautiful.) / Çok insan var. (There are many people.)
Often confused with 'there is/are' or 'has/have' due to its multiple uses.
'Var' indicates existence ('there is/are') or possession ('to have'). The meaning depends on the sentence structure.
Evde kedi var. (There is a cat at home.) / Benim bir arabam var. (I have a car.)
The opposite of 'var,' so it carries similar confusion regarding 'there isn't/aren't' or 'doesn't/don't have.'
'Yok' indicates non-existence ('there isn't/aren't') or lack of possession ('doesn't/don't have').
Evde kedi yok. (There isn't a cat at home.) / Benim bir arabam yok. (I don't have a car.)
Often confused with 'henüz' (yet/still) or 'devamlı' (constantly) due to similar temporal meanings.
'Hâlâ' means 'still' or 'yet' in the sense of something continuing to happen or be in a certain state.
O hâlâ uyuyor. (He is still sleeping.) / Hâlâ bekliyorum. (I am still waiting.)
Padrões de frases
Ben bir oyuncu.
Ben bir oyuncu. (I am an actor.)
O bir oyuncu mu?
O bir oyuncu mu? (Is he/she a player?)
Sen iyi bir oyuncusun.
Sen iyi bir oyuncusun. (You are a good player.)
Onlar oyuncu değil.
Onlar oyuncu değil. (They are not actors.)
En sevdiğim oyuncu kim?
En sevdiğim oyuncu kim? (Who is my favorite actor?)
Çocuklar parkta oyuncu gibi oynuyorlar.
Çocuklar parkta oyuncu gibi oynuyorlar. (The children are playing like players in the park.)
Profesyonel bir oyuncu olmak istiyorum.
Profesyonel bir oyuncu olmak istiyorum. (I want to be a professional player.)
Bu filmin oyuncuları çok başarılıydı.
Bu filmin oyuncuları çok başarılıydı. (The actors in this movie were very successful.)
Família de palavras
Substantivos
Verbos
Adjetivos
Memorize
Mnemônico
Imagine an 'oy' (like 'oh-ee') sound at the beginning, similar to 'Oye!' in Spanish. Think of someone dramatically calling out, 'Oye! An actor is on stage!' This connects the sound of 'oyuncu' to the idea of an actor or player.
Associação visual
Picture a famous actor or a sports player you admire. Imagine them saying 'oyuncu' as their job title. For an actor, visualize them on a brightly lit stage, and for a player, picture them on a field with a ball.
Word Web
Desafio
Try to identify an 'oyuncu' in different contexts. For example, if you're watching a movie, think 'Bu oyuncu kim?' (Who is this actor?). If you're watching a sports game, think 'Hangi oyuncu gol attı?' (Which player scored a goal?).
Origem da palavra
From 'oyun' (game, play) + '-cu' (suffix for person associated with an activity)
Significado original: one who plays or games
TurkicContexto cultural
Turkish cinema and television are very popular in Turkey and across the Middle East, North Africa, and the Balkans. The term 'oyuncu' is frequently used in daily conversation when discussing actors and actresses from these popular productions. Turkish 'dizi' (TV series) actors often achieve celebrity status in these regions.
Pratique na vida real
Contextos reais
Talking about someone's profession or hobby.
- O bir oyuncu mu?
- Evet, o bir oyuncu.
- Profesyonel bir oyuncu.
Discussing a sport or game.
- Favori oyuncun kim?
- Basketbol oyuncuları çok uzun.
- En iyi takım oyuncuları.
Commenting on a theatrical play or movie.
- Bu oyuncunun performansı harika.
- Başrol oyuncusu kim?
- Oyuncu kadrosu çok iyi.
Referring to someone who plays a musical instrument.
- Gitarist harika bir oyuncu.
- O piyanoda iyi bir oyuncu.
- Keman oyuncusu.
Describing someone who is playful or likes to joke.
- Çok oyuncu bir çocuk.
- O biraz oyuncu bir kişiliğe sahip.
- Arkadaşım çok oyuncu.
Iniciadores de conversa
"En sevdiğin Türk oyuncu kim?"
"Bir spor takımında oynamayı sever misin?"
"Hangi enstrümanı çalmayı istersin?"
"Çocukken en çok hangi oyunları oynardın?"
"Hayatta bir rol oynamak zorunda kaldığın bir an oldu mu?"
Temas para diário
Eğer bir oyuncu olsaydın, hangi tür rolleri oynamak isterdin ve neden?
Hayatın bir oyun olsaydı, senin rolün ne olurdu ve bu rolü nasıl oynardın?
Bir takım oyuncusu olmanın sana öğrettiği en önemli şey neydi?
Hangi filmdeki veya oyundaki bir karakterin yerine geçmek isterdin ve neden?
Çocukluğunda oynadığın oyunlardan en unutulmaz olanı hangisiydi ve neden?
Teste-se 102 perguntas
O, iyi bir futbol ___.
The sentence means 'He is a good football player.' 'Oyuncu' means player.
Ben bir sinema ___ değilim.
The sentence means 'I am not a movie actor.' 'Oyuncu' means actor.
Bu çocuk bir oyun ___.
The sentence means 'This child is a game player.' 'Oyuncu' refers to someone who plays.
Dizideki baş ___ kim?
The sentence means 'Who is the main actor in the series?' 'Baş oyuncu' means lead actor.
Basketbol ___ uzun boylu olmalı.
The sentence means 'Basketball players should be tall.' 'Oyuncu' refers to a player.
O çok yetenekli bir tiyatro ___.
The sentence means 'He is a very talented theater actor.' 'Oyuncu' means actor.
He is an actor.
The children are playing like players in the park.
Who is my favorite actor?
Read this aloud:
Ben oyuncu değilim.
Focus: oyuncu
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
O çok iyi bir oyuncu.
Focus: oyuncu
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
Bu tiyatroda kaç oyuncu var?
Focus: kaç oyuncu
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
O, iyi bir ___.
The sentence means 'He is a good player/actor.' 'Oyuncu' fits the context.
Filmdeki başrol ___ çok başarılıydı.
The sentence means 'The lead actor in the film was very successful.' 'Oyuncu' (actor) is the correct word here.
Benim favori spor ___ basketbol oynuyor.
The sentence means 'My favorite sports player plays basketball.' 'Oyuncu' refers to a player in sports.
Çocuklar parkta top ___ oynuyor.
The sentence means 'Children are playing with a ball in the park.' The word 'oyuncusu' here functions as 'player of the ball' in a loose sense, or more naturally, the person playing the game. It emphasizes the active role of playing.
Bu tiyatroda çok yetenekli ___ var.
The sentence means 'There are very talented actors in this theater.' 'Oyuncu' (actor) is the appropriate word for someone who performs in a theater.
En sevdiğin futbol ___ kim?
The sentence means 'Who is your favorite football player?' 'Oyuncu' (player) fits perfectly in this context.
Listen for 'oyuncu' in the sentence. It means 'actor'.
Listen for 'oyuncular'. It's the plural form of 'oyuncu'.
Listen for 'oyuncuları'. In this context, it refers to 'players'.
Read this aloud:
O bir oyuncu mu?
Focus: oyuncu
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
Ben iyi bir oyuncu olmak istiyorum.
Focus: oyuncu olmak
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
En sevdiğin oyuncu kim?
Focus: sevdiğin oyuncu
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Write a short sentence about a famous actor you like, using the word "oyuncu".
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Benim favori oyuncum Tom Hanks'tir.
Imagine you are at a play. Write a sentence describing one of the "oyuncu" on stage.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Sahnedeki oyuncu çok iyi dans ediyor.
Write a simple sentence about someone who plays a sport, using "oyuncu".
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Futbol oyuncusu gol attı.
Ayşe dün akşam ne izledi?
Read this passage:
Ayşe tiyatroya gitmeyi çok sever. Dün akşam yeni bir oyun izledi. Oyuncular çok başarılıydı. Özellikle başrol oyuncusu herkesi güldürdü.
Ayşe dün akşam ne izledi?
Passajda 'Dün akşam yeni bir oyun izledi' ifadesi Ayşe'nin tiyatro oyunu izlediğini belirtir.
Passajda 'Dün akşam yeni bir oyun izledi' ifadesi Ayşe'nin tiyatro oyunu izlediğini belirtir.
Mehmet nasıl bir oyuncu?
Read this passage:
Mehmet bir futbol takımında oynuyor. O çok hızlı bir oyuncu. Takım arkadaşları onu seviyor çünkü çok çalışkan.
Mehmet nasıl bir oyuncu?
Passajda 'O çok hızlı bir oyuncu' ifadesi Mehmet'in hızlı olduğunu belirtir.
Passajda 'O çok hızlı bir oyuncu' ifadesi Mehmet'in hızlı olduğunu belirtir.
Can'ın filmdeki rolü nasıldı?
Read this passage:
Filmde yeni bir oyuncu var. Adı Can. O çok genç ama yetenekli. Filmdeki rolünü çok beğendim.
Can'ın filmdeki rolü nasıldı?
Passajda 'Filmdeki rolünü çok beğendim' ifadesi Can'ın rolünün beğenildiğini gösterir.
Passajda 'Filmdeki rolünü çok beğendim' ifadesi Can'ın rolünün beğenildiğini gösterir.
This is a simple phrase meaning 'a good player' or 'a good actor'. In Turkish, adjectives come before the noun.
This sentence means 'He/She is a very good actor/player.' The word 'O' means he/she/it.
This means 'I am a football player.' The suffix '-um' makes 'oyuncu' (player) into 'oyuncuyum' (I am a player).
Which of these words means 'actor' or 'player' in Turkish?
Oyuncu means actor or player. Kitap is book, ev is house, and araba is car.
The sentence 'O çok iyi bir oyuncu' means:
O (he/she/it) çok iyi (very good) bir (a) oyuncu (actor/player).
Which of the following would a 'futbol oyuncusu' be?
Futbol means football, and oyuncu means player. So, futbol oyuncusu is a football player.
The word 'oyuncu' can refer to someone who plays a sport.
Yes, 'oyuncu' can mean a player in a sport, like a 'futbol oyuncusu' (football player).
If someone says 'Ben bir oyuncuyum,' they are saying 'I am a doctor.'
No, 'Ben bir oyuncuyum' means 'I am an actor' or 'I am a player'. 'Doktor' is the word for doctor.
The word 'oyuncu' is only used for people who act in movies.
No, 'oyuncu' can refer to actors in movies or plays, but it also refers to people who play sports or games.
Write three sentences describing different types of 'oyuncu' (actors/players) you know or have heard about, for example, a famous movie actor, a football player, or someone who acts in plays. Use 'oyuncu' in each sentence.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Tom Hanks çok iyi bir oyuncu. Filmde oynayan oyuncuları seviyorum. Futbol oyuncusu gol attı.
Imagine you are inviting a friend to watch a play. Write a short message (2-3 sentences) inviting them and mentioning the 'oyuncular' (actors) will be great.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Merhaba! Bu akşam tiyatroya gitmek ister misin? Oyuncular çok iyiymiş.
Write a short paragraph (3-4 sentences) about a time you either watched a great 'oyuncu' perform, or participated as an 'oyuncu' in a game or play. Describe your feelings or what made the performance/game memorable.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Geçen hafta çok güzel bir film izledim. Filmin başrol oyuncusu harikaydı. Onun performansı beni çok etkiledi. Gerçekten unutulmaz bir deneyimdi.
Metinde hangi konuda bilgi verilmektedir?
Read this passage:
Dün akşam televizyonda yeni bir dizi izledim. Dizinin oyuncuları çok yetenekliydi. Özellikle başrol oyuncusu, karakterini çok iyi canlandırdı. Hikaye de çok ilgi çekiciydi, bu yüzden dizinin tüm bölümlerini izlemeye karar verdim.
Metinde hangi konuda bilgi verilmektedir?
Metin, 'dizi izledim' ve 'dizinin oyuncuları' gibi ifadelerle yeni bir televizyon dizisi hakkında bilgi vermektedir.
Metin, 'dizi izledim' ve 'dizinin oyuncuları' gibi ifadelerle yeni bir televizyon dizisi hakkında bilgi vermektedir.
Mehmet ne olmak istiyor?
Read this passage:
Mehmet, küçük bir kasabada yaşayan genç bir futbol oyuncusu. Her gün antrenman yapıyor ve en iyi futbolculardan biri olmak istiyor. Takım arkadaşları onu çok seviyor çünkü Mehmet hem iyi bir oyuncu hem de iyi bir arkadaş. Gelecekte büyük bir takımda oynamayı hayal ediyor.
Mehmet ne olmak istiyor?
Metinde 'en iyi futbolculardan biri olmak istiyor' ifadesi geçmektedir.
Metinde 'en iyi futbolculardan biri olmak istiyor' ifadesi geçmektedir.
Ayşe tiyatro kulübüne neden katıldı?
Read this passage:
Ayşe, okulda tiyatro kulübüne katıldı. İlk başta çok heyecanlıydı çünkü daha önce hiç sahneye çıkmamıştı. Ama diğer oyuncular ona çok yardımcı oldu. Şimdi Ayşe, sahnedeki her anından keyif alıyor ve kendini bir oyuncu olarak geliştirmek istiyor.
Ayşe tiyatro kulübüne neden katıldı?
Metinde 'daha önce hiç sahneye çıkmamıştı' ve 'kendini bir oyuncu olarak geliştirmek istiyor' ifadeleri, Ayşe'nin sahne deneyimi kazanmak için katıldığını gösteriyor.
Metinde 'daha önce hiç sahneye çıkmamıştı' ve 'kendini bir oyuncu olarak geliştirmek istiyor' ifadeleri, Ayşe'nin sahne deneyimi kazanmak için katıldığını gösteriyor.
In Turkish, the adjective usually comes before the noun. 'Ünlü' means famous, 'bir' is 'a/an', and 'oyuncu' is actor/player.
'İyi bir' means 'a good'. 'Futbol oyuncusu' means 'football player'.
'O' means 'he/she/it'. 'Çok iyi bir' means 'a very good'. 'Tiyatro oyuncusu' means 'theater actor'.
Filmdeki başrol ___ performansı herkesi büyüledi.
Burada 'oyuncu' kelimesi tamlayan olarak kullanılmıştır ve iyelik eki (-nın) alması gerekir.
Maçta en iyi ___ bizim takımdan çıktı.
Cümlede 'en iyi oyuncu' ifadesi özne görevindedir ve yalın halde kullanılır.
Sahnedeki genç ___ geleceği parlak görünüyor.
'Oyuncu' kelimesi 'geleceği' kelimesinin tamlayanı olarak kullanılmıştır.
Takımın yeni ___ hızla adapte oldu.
'Takımın' kelimesi tamlayan, 'oyuncusu' kelimesi ise tamlanan eki almıştır.
O, tiyatronun en yetenekli ___ biriydi.
'Biriydi' ifadesiyle birlikte 'oyuncularından' (among the players) şeklinde kullanılması gerekir.
Çocuklar, bahçede top oynayan ___ hayranlıkla izlediler.
'İzlediler' fiili, nesne olarak 'oyuncuyu' kelimesini (accusative case) gerektirir.
O, sahnede çok yetenekli bir oyuncu. Bu cümlede "oyuncu" kelimesi hangi anlama gelmektedir?
Cümledeki 'sahnede' (on stage) ifadesi, 'oyuncu' kelimesinin bir aktris veya aktör anlamına geldiğini gösterir.
Çocuklar parkta neşeli bir şekilde top oynayan ______.
Boşluk, parkta top oynayan kişileri ifade etmeli. 'Oyuncular' (players) kelimesi bu duruma en uygun olanıdır.
Profesyonel bir _______ olmak için uzun yıllar eğitim aldı.
Cümle, kişinin bir meslek olarak uzun yıllar eğitim aldığı bir alanı ifade ediyor. 'Profesyonel bir oyuncu' (professional actor/player) olmak bu duruma uyar.
Bir tiyatro oyunundaki 'oyuncu' kelimesi sadece spor yapan birini ifade eder.
Tiyatro oyunundaki 'oyuncu' kelimesi, bir rolü canlandıran aktris veya aktör anlamına gelir, spor yapan birini değil.
Video oyunlarında 'oyuncu', oyunu oynayan kişidir.
Video oyunlarında 'oyuncu', oyunu kontrol eden ve oynayan kişidir.
Futbol takımının en iyi 'oyuncusu' genellikle yedek kulübesinde oturur.
Bir futbol takımının en iyi 'oyuncusu' (player) genellikle aktif olarak sahada yer alır, yedek kulübesinde değil.
He became a very successful actor.
All the actors in this play were wonderful.
Who is your favorite football player?
Read this aloud:
En sevdiğin oyuncu kim ve neden?
Focus: oyuncu
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
Bir oyuncu olmak ister miydin? Neden?
Focus: oyuncu olmak
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
Sizce iyi bir oyuncuyu tanımlayan özellikler nelerdir?
Focus: özellikler
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Oyuncu, sahnede rolünü başarıyla canlandırarak izleyicilerden büyük alkış aldı. Bu cümlede 'oyuncu' kelimesinin anlamı nedir?
Cümledeki bağlam, 'oyuncu' kelimesinin tiyatro sahnesinde rol alan kişiyi ifade ettiğini açıkça göstermektedir.
Satrançta ustalaşmış bir oyuncu, rakibinin hamlelerini önceden tahmin edebilir. Bu cümlede 'oyuncu' kelimesi hangi anlamda kullanılmıştır?
Satranç bir oyun olduğu için, cümlede bahsedilen 'oyuncu' kelimesi satranç oynayan kişiyi ifade etmektedir.
En sevdiğim dizi, başroldeki oyuncunun performansıyla adeta parlıyor. Burada 'oyuncu' kelimesinin eş anlamlısı nedir?
Dizide rol alan kişiye 'aktör' denir. 'Oyuncu' kelimesi bu bağlamda 'aktör' ile eş anlamlıdır.
'Oyuncu' kelimesi sadece tiyatro ve sinema sektöründeki kişileri ifade etmek için kullanılır.
'Oyuncu' kelimesi aynı zamanda sporcu veya herhangi bir oyunu oynayan kişiyi de ifade edebilir.
Bir futbol takımındaki 'oyuncu', genellikle 'aktör' olarak da adlandırılır.
Futbol takımındaki kişiye 'sporcu' veya 'futbolcu' denir, 'aktör' denmez. 'Aktör' daha çok sahne sanatlarıyla ilişkilidir.
'Oyuncu' kelimesinin 'player' anlamına geldiği durumlarda, genellikle bir oyun veya spor aktivitesi söz konusudur.
Evet, 'player' anlamında kullanıldığında, 'oyuncu' kelimesi bir oyunun veya spor aktivitesinin katılımcısını ifade eder.
Hayatınızda sizi etkileyen bir oyuncuyu ve bu oyuncunun sizi neden etkilediğini anlatan bir paragraf yazın.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Çocukluğumdan beri izlediğim ve performanslarına hayran kaldığım birçok oyuncu oldu. Ancak beni derinden etkileyen ve oyunculuğa bakış açımı değiştiren kişi, rahmetli Kemal Sunal'dır. O, sadece bir komedyen değil, aynı zamanda hayatın içinden karakterleri canlandıran gerçek bir halk oyuncusuydu. Her rolünde samimiyeti ve doğallığı ile izleyiciyi kendine bağlardı. Onun filmlerini izlerken hem güler hem de hayatın acı tatlı gerçekleriyle yüzleşirdim. Kemal Sunal'ın oyunculuğu sadece eğlence değil, aynı zamanda düşündürme ve sorgulama aracıydı. Bu yüzden onun filmleri hala büyük bir keyifle izleniyor ve yeni nesiller tarafından da keşfediliyor. Onun mirası, Türk sinemasının altın harflerle yazılmış sayfalarından biridir.
Boş zamanlarınızda yapmayı en sevdiğiniz aktivitelerden biri olarak 'oyun oynamayı' ele alarak bir günlük girdisi yazın. Hangi tür oyunları oynadığınızı ve neden hoşlandığınızı açıklayın.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Bugün iş çıkışı kendimi tamamen oyun oynamaya adadım. Aslında günlük stresimden kurtulmak için en iyi yöntemlerden biri benim için. Genellikle strateji oyunları veya rol yapma oyunları oynamayı tercih ediyorum. Özellikle strateji oyunlarında, karmaşık problemler üzerinde düşünmek ve yaratıcı çözümler bulmak beni çok motive ediyor. Her hareketin bir sonraki adımı etkilediği bu tür oyunlar, zihnimi canlı tutuyor. Rol yapma oyunları ise bambaşka bir dünya sunuyor. Farklı karakterlere bürünmek, onların hikayelerini deneyimlemek ve hayal gücümü kullanmak benim için büyük bir eğlence kaynağı. Bu oyunlar sadece zaman geçirmekle kalmıyor, aynı zamanda farklı bakış açıları kazanmamı ve yaratıcılığımı geliştirmemi sağlıyor. Oyun oynamak benim için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir kaçış ve kendini ifade etme biçimi.
Televizyon veya sinema dünyasında gördüğünüz son 'oyuncu' performansını eleştirel bir gözle değerlendiren bir inceleme yazın.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Geçtiğimiz hafta izlediğim yeni dizide başrol oyuncusunun performansı beni oldukça etkiledi. Karakterin karmaşık duygusal dünyasını o kadar başarılı bir şekilde yansıttı ki, her anını adeta yaşadım. Özellikle karakterin iç çatışmalarını ve yaşadığı dönüşümü aktarış biçimi takdire şayandı. Mimikleri, vücut dili ve ses tonu arasındaki uyum, canlandırdığı karakteri gerçekçi ve inandırıcı kılıyordu. Ancak, bazı sahnelerde duygu yoğunluğunun biraz fazla abartıldığını hissettim. Bu durum, yer yer karakterin doğal akışından uzaklaşmasına neden oldu. Genel olarak, oyuncunun potansiyeli çok yüksek ve gelecekte daha büyük projelere imza atacağına inanıyorum. Küçük detaylara daha fazla dikkat ederek ve bazen daha sade bir anlatımı tercih ederek performansını daha da mükemmelleştirebilir.
Metne göre, yönetmen neden yeni oyuncuyu seçti?
Read this passage:
Bir tiyatro topluluğu, yeni bir oyun sahnelemek için hazırlıklara başladı. Yönetmen, ana karakter için genç ve yetenekli bir oyuncu arayışındaydı. Birçok deneme sonrasında, sonunda aradığı kişiyi buldu. Bu genç oyuncu, sahneye çıktığı anda herkesi etkilemeyi başardı. Ses tonu, jestleri ve mimikleriyle karakteri adeta yaşatıyordu. Topluluk üyeleri, bu yeni oyuncunun oyuna büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyorlardı.
Metne göre, yönetmen neden yeni oyuncuyu seçti?
Metinde 'yeni bir oyun sahnelemek için hazırlıklara başladı. Yönetmen, ana karakter için genç ve yetenekli bir oyuncu arayışındaydı.' ifadesi geçmektedir.
Metinde 'yeni bir oyun sahnelemek için hazırlıklara başladı. Yönetmen, ana karakter için genç ve yetenekli bir oyuncu arayışındaydı.' ifadesi geçmektedir.
Bu bilgisayar oyununun popüler olmasının ana nedeni nedir?
Read this passage:
Son zamanlarda popüler olan bir bilgisayar oyunu, milyonlarca oyuncuyu ekran başına kilitlemeyi başardı. Oyunun başarısının sırrı, sürükleyici hikayesi ve interaktif yapısında yatıyordu. Oyuncular, kendi karakterlerini yaratabiliyor, farklı görevleri tamamlayabiliyor ve diğer oyuncularla etkileşime girebiliyorlardı. Oyunun geliştiricileri, oyuncuların geri bildirimlerini dikkate alarak sürekli yeni güncellemeler yayınlıyor ve oyun deneyimini iyileştirmeye çalışıyorlardı.
Bu bilgisayar oyununun popüler olmasının ana nedeni nedir?
Metinde 'Oyunun başarısının sırrı, sürükleyici hikayesi ve interaktif yapısında yatıyordu.' ifadesi yer almaktadır.
Metinde 'Oyunun başarısının sırrı, sürükleyici hikayesi ve interaktif yapısında yatıyordu.' ifadesi yer almaktadır.
Yıldız oyuncu neden önemli bir maçı kaçırdı?
Read this passage:
Bir futbol takımının yıldız oyuncusu, sakatlık nedeniyle önemli bir maçı kaçırdı. Takım arkadaşları, onun yokluğunu derinden hissetti. Saha içinde liderlik eden ve oyunun akışını değiştiren bir oyuncuydu. Taraftarlar da bu duruma çok üzüldüler çünkü onun sahadaki varlığı, takıma her zaman moral veriyordu. Teknik direktör, oyuncunun bir an önce iyileşip takıma geri dönmesini umuyordu.
Yıldız oyuncu neden önemli bir maçı kaçırdı?
Metinde 'Bir futbol takımının yıldız oyuncusu, sakatlık nedeniyle önemli bir maçı kaçırdı.' ifadesi bulunmaktadır.
Metinde 'Bir futbol takımının yıldız oyuncusu, sakatlık nedeniyle önemli bir maçı kaçırdı.' ifadesi bulunmaktadır.
Ünlü yönetmen, yeni filminde başrol için genç bir ___ arayışında.
Cümledeki bağlamda, 'yeni filminde başrol için' ifadesi bir 'oyuncu' arayışında olduğunu gösterir.
Sahnedeki her ___ performansı ile izleyicileri büyüledi.
Performans gösterme eylemi genellikle bir 'oyuncu' ile ilişkilidir.
Satrançta deneyimli bir ___ olmak, stratejik düşünme gerektirir.
Satranç oynayan kişiye 'oyuncu' denir.
Çocuklar parkta neşeyle ___ oynarken, ebeveynler onları izliyordu.
'Oyun oynamak' ifadesi, çocukların parktaki aktivitesini en iyi tanımlar.
Tiyatro ekibinin her ___ provalara titizlikle hazırlandı.
Provalara hazırlananlar genellikle 'oyuncular'dır.
Video oyunlarında yetenekli bir ___ olmak, hızlı refleksler ve iyi bir strateji gerektirir.
Video oyunlarını oynayan kişiye 'oyuncu' denir.
He is a recognized player in the international arena.
The lead actor in the film captivated with his performance.
Every actor in the play poured their soul into the stage.
Read this aloud:
Oyunculuk yeteneği, onu sektördeki en parlak yıldızlardan biri yaptı.
Focus: oyunculuk yeteneği
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
Bir oyuncu olarak, farklı rollere bürünmek her zaman zorlayıcı olmuştur.
Focus: farklı rollere bürünmek
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
Sahneye çıktığında, izleyiciler oyuncunun enerjisinden büyülendi.
Focus: oyuncunun enerjisinden büyülendi
Você disse:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Imagine you are a theater critic. Write a short review (3-4 sentences) of a play, focusing on the lead actor's performance using the word 'oyuncu'.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Dünkü oyunun başrol oyuncusu sahnedeyken adeta büyülü bir atmosfer yarattı. Performansı o kadar etkileyiciydi ki, seyirciler nefeslerini tutarak izledi. Böylesine yetenekli bir oyuncu görmek her zaman mümkün olmuyor. Kendine özgü yorumuyla karakteri canlandırması takdire şayandı.
You are writing a letter to a friend about a recent football match. Describe the key player's (oyuncu) impact on the game in 3-4 sentences.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Dün akşamki maç inanılmazdı! Takımın en iyi oyuncusu yine sahnedeydi ve oyunun gidişatını tamamen değiştirdi. Yaptığı asistler ve attığı kritik golle takımın galibiyetinde büyük rol oynadı. Böylesine karizmatik bir oyuncunun takımda olması bir şans.
Write a short personal reflection (3-4 sentences) on what it means to be a dedicated 'oyuncu' in any field (e.g., sports, acting, gaming).
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Gerçek bir oyuncu olmak, sadece yetenekten ibaret değildir; aynı zamanda büyük bir adanmışlık ve disiplin gerektirir. Her gün kendini geliştirmek, hatalardan ders çıkarmak ve sahada ya da sette en iyisini vermeye çalışmak bu işin temelidir. Başarılı bir oyuncu, her zaman sınırlarını zorlar ve tutkusunu asla kaybetmez. Bu azim, onu diğerlerinden ayırır.
Metne göre, ünlü oyuncunun performansı neden bu kadar gerçekçiydi?
Read this passage:
Ünlü tiyatro oyuncusu, yeni rolü için haftalarca prova yaptı. Karakterin derinliklerine inebilmek için psikolojik araştırmalar bile yürüttü. Performansı o kadar gerçekçiydi ki, izleyiciler onu kendi yaşadıkları bir kişi gibi hissetti. Eleştirmenler, bu rolün onun kariyerinin zirvesi olduğunu söylediler.
Metne göre, ünlü oyuncunun performansı neden bu kadar gerçekçiydi?
Metinde, oyuncunun karakterin derinliklerine inmek için psikolojik araştırmalar yaptığı belirtiliyor ve bu da gerçekçi performansına katkıda bulunuyor.
Metinde, oyuncunun karakterin derinliklerine inmek için psikolojik araştırmalar yaptığı belirtiliyor ve bu da gerçekçi performansına katkıda bulunuyor.
Can'ın en belirgin özelliği nedir?
Read this passage:
Çocukluğundan beri profesyonel bir futbol oyuncusu olmayı hayal eden Can, her antrenmana büyük bir tutkuyla katılıyordu. Sahadaki azmi ve takım arkadaşlarına olan desteği, onu takımın vazgeçilmez bir parçası haline getirmişti. Sakatlıklar bile onu yolundan döndüremedi; her seferinde daha güçlü geri döndü.
Can'ın en belirgin özelliği nedir?
Metin, Can'ın her antrenmana büyük bir tutkuyla katıldığını ve sahadaki azminden bahsediyor, bu da onun en belirgin özelliğidir.
Metin, Can'ın her antrenmana büyük bir tutkuyla katıldığını ve sahadaki azminden bahsediyor, bu da onun en belirgin özelliğidir.
Profesyonel bir video oyunları oyuncusu olmanın zorlukları nelerdir?
Read this passage:
Video oyunları endüstrisinde, profesyonel bir oyuncu olmak sadece eğlence değil, aynı zamanda ciddi bir iştir. Haftalarca süren turnuvalar, strateji geliştirme seansları ve sürekli pratik gerektirir. En iyi oyuncular, sadece iyi reflekslere değil, aynı zamanda mükemmel takım çalışması ve baskı altında karar verme yeteneğine de sahiptir.
Profesyonel bir video oyunları oyuncusu olmanın zorlukları nelerdir?
Metin, profesyonel bir video oyunları oyuncusu olmanın turnuvalar, strateji geliştirme seansları ve sürekli pratik gerektirdiğini belirtiyor.
Metin, profesyonel bir video oyunları oyuncusu olmanın turnuvalar, strateji geliştirme seansları ve sürekli pratik gerektirdiğini belirtiyor.
/ 102 correct
Perfect score!
Summary
Oyuncu means both 'actor' and 'player' depending on the context, referring to someone who performs or plays.
- actor
- player
- performer