akraba
When talking about your relatives in Turkish, you can use the word akraba. This is a general term that refers to any family member beyond your immediate nuclear family (mother, father, siblings). For example, your aunts, uncles, cousins, grandparents, and so on, are all considered akraba.
It's a common and practical word to know when discussing family connections. You might hear or use it in phrases like akraba ziyareti (a visit to relatives) or when someone asks about your family, such as Akrabaların nerede yaşıyor? (Where do your relatives live?). Understanding this word will help you talk about your extended family easily.
حقيقة ممتعة
The word 'akraba' entered Turkish from Arabic. It shares roots with other Semitic languages, highlighting the historical linguistic connections in the region.
أمثلة حسب المستوى
Aile toplantıları akrabaları bir araya getirir.
Family gatherings bring relatives together.
Akraba is in the accusative case here, as it is the direct object of 'bir araya getirir' (brings together).
Uzak akrabalarımızla nadiren görüşüyoruz.
We rarely see our distant relatives.
Uzak akrabalarımızla uses the instrumental case suffix -la/le to mean 'with our distant relatives'.
Düğünde birçok akrabam vardı.
I had many relatives at the wedding.
Akrabam uses the possessive suffix -ım, meaning 'my relative'.
Akrabalar arası ilişkiler önemlidir.
Relationships among relatives are important.
Akrabalar arası means 'among relatives', and ilişkiler is the plural of 'ilişki' (relationship).
Her yıl akrabalarımı ziyaret ederim.
I visit my relatives every year.
Ziyaret ederim is a compound verb meaning 'I visit'.
Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.
All my relatives live in this city.
Tüm akrabalarım uses the possessive suffix -larım, meaning 'my relatives'.
Yeni yıl kutlamaları akrabaları birleştirir.
New Year celebrations unite relatives.
Birleştirir is the causative form of 'birleşmek' (to unite, to come together).
Onun akrabaları çok misafirperverdir.
His/her relatives are very hospitable.
Onun akrabaları uses the possessive suffix -ları, meaning 'his/her relatives'.
تلازمات شائعة
العبارات الشائعة
O benim akrabam.
He/She is my relative.
Biz akrabayız.
We are relatives.
Akrabalarım yarın geliyor.
My relatives are coming tomorrow.
Tüm akrabalarımızı davet ettik.
We invited all our relatives.
Akrabaların nasıl?
How are your relatives?
Onunla bir akrabalığım yok.
I have no relation with him/her. (Literally: I have no kinship with him/her.)
Akraba ziyaretine gideceğiz.
We will go to visit relatives.
Çok akrabamız var.
We have many relatives.
Akrabalarım İstanbul'da yaşıyor.
My relatives live in Istanbul.
O benim çok yakın bir akrabam.
He/She is a very close relative of mine.
تعبيرات اصطلاحية
"akraba olmak"
to be related
Biz akraba değiliz.
neutral"akraba ziyaretine gitmek"
to visit relatives
Hafta sonu akraba ziyaretine gideceğiz.
neutral"kan akrabası"
blood relative
O benim kan akrabam.
neutral"akrabalık bağı"
family ties, kinship
Akrabalık bağlarımız çok güçlüdür.
neutral"uzak akraba"
distant relative
O benim uzak akrabam.
neutral"yakın akraba"
close relative
Annem benim en yakın akrabamdır.
neutral"akraba çevresi"
circle of relatives
Akraba çevresi geniş bir aileden geliyorum.
neutral"akrabalık derecesi"
degree of kinship
Akrabalık derecesi önemli olabilir.
formal"akraba evliliği"
consanguineous marriage (marriage between relatives)
Bazı kültürlerde akraba evliliği yaygındır.
neutral"akrabalarla iyi geçinmek"
to get along well with relatives
Akrabalarla iyi geçinmek önemlidir.
neutralعائلة الكلمة
الأسماء
الصفات
أصل الكلمة
Arabic
المعنى الأصلي: kinship, relationship
Afro-Asiatic (Semitic branch)السياق الثقافي
<h3>Understanding 'Akraba' in Turkish Culture</h3> <p>Family, and especially extended family ('akraba'), holds immense importance in Turkish culture. It's common for 'akraba' to live in close proximity and to gather frequently for meals, holidays, and celebrations. The bond with 'akraba' often extends beyond immediate family, encompassing a wide network of aunts, uncles, cousins, and even distant relatives who are considered an integral part of one's life. This strong emphasis on kinship means that knowing and maintaining relationships with your 'akraba' is a significant aspect of social life in Turkey, and you'll often be asked about your 'akraba' when getting to know new people.</p>
اختبر نفسك 30 أسئلة
My relatives live in Bursa.
Is he/she your relative?
All my relatives are coming today.
Read this aloud:
Benim akrabalarım var.
Focus: akrabalarım
قلت:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
Onlar benim akrabam.
Focus: akrabam
قلت:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
Read this aloud:
Yakın akraba.
Focus: yakın akraba
قلت:
Speech recognition is not supported in your browser. Try Chrome or Edge.
This sentence means 'I have many relatives.' In Turkish, the possessive pronoun 'benim' (my) comes first, followed by the quantity 'çok' (many), then the noun 'akrabam' (my relative), and finally the verb 'var' (there is/are).
This sentence means 'He/She is my relative.' 'O' means 'he/she/it', 'benim' means 'my', and 'akrabam' means 'my relative'. The order is subject, possessive, noun.
This sentence means 'My relatives will come tomorrow.' The plural possessive noun 'akrabalarım' (my relatives) comes first, followed by the time adverb 'yarın' (tomorrow), and then the future tense verb 'gelecek' (will come).
Düğün töreninde tüm ___ bir araya gelmişti.
The sentence speaks about people gathering for a wedding, and 'akrabalar' (relatives) fits the context of family coming together for such an event.
Tatil için farklı şehirlerde yaşayan tüm ___ ziyaret ettik.
Visiting people in different cities during a holiday strongly suggests visiting family members or 'akrabaları'.
Büyükannemin cenazesinde sadece en yakın ___ vardı.
At a funeral, it's customary for close family members ('akrabaları') to be present.
Ailesinin kökeni çok eskiye dayanan birçok ___ var.
The phrase 'ailesinin kökeni çok eskiye dayanan' (whose family origin goes back a long time) implies having many relatives, or 'akrabası'.
Mirası paylaşmak için bütün ___ bir araya gelmek zorunda kaldı.
Inheritance ('miras') is typically shared among family members, making 'akrabaları' (relatives) the correct choice.
Yıllar sonra düzenlenen aile toplantısında tüm ___ yeniden birleşti.
An 'aile toplantısı' (family reunion) is specifically for family members, so 'akrabalar' (relatives) fits best.
Imagine you're writing a short story. Describe a family gathering where someone introduces a new relative. What kind of relative are they, and how do people react to meeting them for the first time? Use 'akraba' at least once.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Bir aile toplantısındaydık. Kuzenim Ayşe, yeni bir akrabamızla bizi tanıştırdı. Bu yeni akraba, uzak bir teyzemizin kızıymış. Herkes onu sıcak karşıladı ve hemen sohbet etmeye başladılar. Onun hikayeleri çok ilginçti.
Write a short paragraph about the importance of family and relatives in Turkish culture. How do people maintain relationships with their relatives, especially those who live far away? Use 'akraba' at least once.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Türk kültüründe aile ve akraba bağları çok önemlidir. İnsanlar birbirlerini düzenli olarak ziyaret ederler, özellikle bayramlarda ve özel günlerde. Uzakta yaşayan akrabalarla telefon veya görüntülü konuşma aracılığıyla iletişimde kalınır. Bu güçlü bağlar toplumun temelini oluşturur.
You are writing an email to a friend about a recent family event. Mention a humorous or interesting incident involving a relative (akraba). Describe what happened and how you felt. Use 'akraba' at least once.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Merhaba Can, Geçen hafta sonu aile yemeğimizde çok komik bir olay yaşandı. Uzaktan gelen bir akrabamız, yemekte bir fıkra anlatmaya başladı ama fıkrayı yarıda unuttu. Herkes kahkahalara boğuldu, o da bize katıldı. Gerçekten eğlenceli bir andı.
Metne göre, aile neden her yıl köyde toplanırdı?
Read this passage:
Ayşe'nin ailesi geniş ve kalabalıktı. Her yıl yaz tatillerinde büyük annesinin köyünde toplanırlardı. Kuzenleri, teyzeleri, amcaları ve diğer tüm akrabaları bir araya gelirdi. Bu toplantılar, çocukluk anılarını tazelemek ve yeni nesilleri tanıştırmak için harika bir fırsattı. Özellikle uzak şehirlerden gelen akrabalarla hasret giderirlerdi.
Metne göre, aile neden her yıl köyde toplanırdı?
Metinde 'Bu toplantılar, çocukluk anılarını tazelemek ve yeni nesilleri tanıştırmak için harika bir fırsattı' ifadesi geçmektedir.
Metinde 'Bu toplantılar, çocukluk anılarını tazelemek ve yeni nesilleri tanıştırmak için harika bir fırsattı' ifadesi geçmektedir.
Metne göre, büyük şehirde yaşayanlar akrabalarıyla neden daha az görüşürler?
Read this passage:
Büyük şehirlerde yaşayan insanlar genellikle akrabalarıyla daha az görüşme imkanı bulurlar. İş yoğunluğu ve şehir hayatının getirdiği koşturmaca, aile ziyaretlerini zorlaştırır. Ancak, teknoloji sayesinde görüntülü konuşmalar ve sosyal medya aracılığıyla iletişim sürdürülmeye çalışılır. Yine de yüz yüze görüşmelerin yerini hiçbir şey tutmaz.
Metne göre, büyük şehirde yaşayanlar akrabalarıyla neden daha az görüşürler?
Metinde 'İş yoğunluğu ve şehir hayatının getirdiği koşturmaca, aile ziyaretlerini zorlaştırır' ifadesi bulunmaktadır.
Metinde 'İş yoğunluğu ve şehir hayatının getirdiği koşturmaca, aile ziyaretlerini zorlaştırır' ifadesi bulunmaktadır.
Eski Türk filmlerinde akrabalık ilişkileriyle ilgili hangi tema sıkça işlenmez?
Read this passage:
Eski Türk filmlerinde akraba ilişkileri sıklıkla işlenir. Genellikle aile büyüklerinin kararları, gençlerin hayatında önemli bir rol oynar. Akrabalar arasındaki dayanışma ve yardımlaşma konuları da bu filmlerde sıkça görülen temalardandır. Ancak bazen akrabalık bağları, anlaşmazlık ve çatışmalara da yol açabilir.
Eski Türk filmlerinde akrabalık ilişkileriyle ilgili hangi tema sıkça işlenmez?
Metinde aile büyüklerinin kararları, dayanışma, yardımlaşma, anlaşmazlık ve çatışmaların işlendiği belirtilmekte; uzaylı istilalarından bahsedilmemektedir.
Metinde aile büyüklerinin kararları, dayanışma, yardımlaşma, anlaşmazlık ve çatışmaların işlendiği belirtilmekte; uzaylı istilalarından bahsedilmemektedir.
Aile toplantımızda tüm ___ bir araya geldi, uzun zamandır görmediğimiz kuzenlerimizle hasret giderdik.
The sentence talks about a family gathering and seeing cousins, which implies 'relatives'.
Düğün törenine sadece en yakın ___ değil, aynı zamanda uzaktaki birçok aile üyesi de davet edildi.
The context of a wedding and 'family members' points to 'relatives'.
Cenaze töreninde, merhumun tüm ___ toplanarak acılarını paylaştılar ve birbirlerine destek oldular.
A funeral context where people gather to share grief and support each other typically involves 'relatives'.
Miras davasında, ölen kişinin kalan tüm ___ kanuni haklarını aramak için bir araya geldi.
A inheritance case ('miras davası') directly involves 'relatives' as legal heirs.
Bayram ziyaretleri, Türk kültüründe ___ arasındaki bağları güçlendiren önemli bir gelenektir.
Bayram visits are a tradition primarily observed among 'relatives' to strengthen family ties.
Soy ağacımızı araştırırken, daha önce hiç tanımadığımız bazı uzak ___ ile bağlantı kurduk.
Researching a family tree ('soy ağacı') would lead to discovering unknown 'relatives'.
/ 30 correct
Perfect score!