Köpek sadık bir hayvan.
- Literal Usage
- Used to describe any non-human living creature, such as a dog, cat, lion, or bird.
Ormanda birçok vahşi hayvan yaşar.
- Metaphorical Usage
- Used as an insult to describe a rude, clumsy, or aggressive person.
Sınavı geçmek için hayvan gibi çalıştı.
Bu hayvan çok aç görünüyor.
- Compound Forms
- Forms words like 'hayvanat' (animals collectively) and 'hayvancılık' (animal husbandry).
Türkiye'de hayvancılık önemli bir sektördür.
Benim en sevdiğim hayvan kedidir.
- Pluralization
- Add the plural suffix '-lar' to make 'hayvanlar' (animals).
Yaralı hayvanı veterinere götürdük.
- Noun Compounds
- When combining two nouns, the second noun takes a possessive suffix, e.g., sokak + hayvan + ı = sokak hayvanı.
Kışın sokak hayvanları için dışarıya su koymalıyız.
- Adjectival Use
- Sometimes 'hayvan' is used almost like an adjective to describe someone behaving badly, e.g., 'Ne hayvan adamsın!' (What an animalistic/rude man you are!).
Lütfen hayvanlara zarar vermeyin.
Yeni aldığımız hayvan çok ürkek.
Belediye sokak hayvanları için mama dağıtıyor.
- Daily Small Talk
- A common icebreaker involves asking about someone's pets using 'evcil hayvan'.
Belgeselde Afrika'daki vahşi hayvanları izledik.
- Social Activism
- The term is central to legal and social debates regarding animal welfare laws in Turkey.
Trafikte kurallara uymayanlara bazen hayvan derler.
- Agriculture
- Used to refer to livestock, cattle, and sheep in farming communities.
Köydeki hayvanları otlatmaya götürdü.
Bu bölgede halk geçimini hayvancılıkla sağlar.
O adama hayvan dememelisin, çok ayıp.
- Cultural Mistake
- Translating 'party animal' as 'parti hayvanı' sounds bizarre and potentially offensive in Turkish.
Yanlış: Orman hayvan. Doğru: Orman hayvanı.
- Grammar Mistake
- Adding the plural suffix '-lar' after a number. Never say 'beş hayvanlar', always say 'beş hayvan'.
Bahçede üç tane hayvan var.
- Pronunciation Error
- Slurring the vowels or dropping the 'h' sound.
Örümcek bir böcektir, ama genel olarak bir hayvandır.
O kadar hayvan olma, biraz kibar davran.
Dünyadaki tüm canlılara saygı duymalıyız.
- Canlı vs Hayvan
- 'Canlı' means any living organism, while 'hayvan' strictly means animal.
Denizin dibinde garip yaratıklar yaşar.
- Agricultural Terms
- 'Büyükbaş' (cattle) and 'küçükbaş' (sheep/goats) are specific alternatives to 'hayvan' in farming.
Köylüler büyükbaş hayvanlarını sattı.
Patili dostlarımız için kışın kapıya mama koyalım.
- Obsolete terms
- Words like 'behaim' are only found in classical Ottoman literature.
O, tüm canlılara sevgiyle yaklaşır.
أمثلة حسب المستوى
Bu bir hayvan.
This is an animal.
Basic identifying sentence using 'bu' (this).
Kedi tatlı bir hayvandır.
The cat is a sweet animal.
Use of the factual suffix '-dır'.
Ben hayvanları çok severim.
I love animals very much.
Plural '-lar' and accusative '-ı'.
O büyük bir hayvan.
That is a big animal.
Adjective 'büyük' modifying the noun.
Köpek bir evcil hayvandır.
A dog is a pet.
Introduction of the compound 'evcil hayvan'.
Hayvanat bahçesinde fil var.
There is an elephant in the zoo.
Locative case '-de' used with the compound noun.
Bu hayvan ne yer?
What does this animal eat?
Question word 'ne' with present simple tense.
Evde hayvan besliyor musun?
Do you keep an animal at home?
Verb 'beslemek' used for keeping pets.
Dün ormanda vahşi bir hayvan gördük.
We saw a wild animal in the forest yesterday.
Past tense 'gördük' and adjective 'vahşi'.
Sokak hayvanları için dışarıya su koydum.
I put water outside for the street animals.
Noun compound 'sokak hayvanları' with postposition 'için'.
Bu hayvanın adı nedir?
What is the name of this animal?
Genitive case 'hayvanın' (of the animal).
Kışın hayvanlar üşüyebilir.
Animals can get cold in winter.
Ability/Possibility suffix '-ebilir'.
Yaralı hayvanı veterinere götürdüler.
They took the injured animal to the vet.
Accusative case 'hayvanı' as direct object.
Çiftlikte birçok farklı hayvan yaşıyor.
Many different animals live on the farm.
Quantifier 'birçok' followed by singular noun form.
Hayvanlardan korkmana gerek yok.
You don't need to be afraid of animals.
Ablative case 'hayvanlardan' with verb 'korkmak'.
O, hayvanlar hakkında bir kitap okuyor.
He is reading a book about animals.
Postposition 'hakkında' (about).
Nesli tükenmekte olan hayvanları korumalıyız.
We must protect endangered animals.
Complex modifier 'nesli tükenmekte olan' and necessity suffix '-malıyız'.
Hayvan hakları derneğine üye oldum.
I became a member of the animal rights association.
Multiple noun compound 'hayvan hakları derneği'.
Sınavı geçmek için hayvan gibi çalıştı.
He worked like an animal to pass the exam.
Idiomatic use of 'hayvan gibi' meaning very hard.
Bazı insanlar hayvanlara çok kötü davranıyor.
Some people treat animals very badly.
Dative case 'hayvanlara' with verb 'davranmak'.
Hayvan barınağından bir köpek sahiplendik.
We adopted a dog from the animal shelter.
Ablative case on compound 'hayvan barınağından'.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneylere karşıyım.
I am against experiments conducted on animals.
Locative case 'üzerinde' and passive participle 'yapılan'.
Ne hayvan adamsın, sıraya geçsene!
What an animal you are, get in line!
Slang/insult usage of 'hayvan' as an adjective.
Orman yangınlarında binlerce hayvan telef oldu.
Thousands of animals perished in the forest fires.
Specific verb 'telef olmak' used for animal deaths.
Hayvancılık, bu bölgenin en önemli geçim kaynağıdır.
Animal husbandry is the most important source of income in this region.
Derivative noun 'hayvancılık' (animal husbandry).
Veganlar hiçbir hayvansal ürünü tüketmezler.
Vegans do not consume any animal products.
Adjectival derivative 'hayvansal' (animal-based).
İklim değişikliği hayvanların göç yollarını etkiliyor.
Climate change is affecting the migration routes of animals.
Genitive case linking multiple nouns 'hayvanların göç yolları'.
O kadar sinirlendi ki, içindeki hayvan ortaya çıktı.
He got so angry that the animal inside him came out.
Metaphorical use meaning primal instincts/anger.
Hayvanları Koruma Kanunu mecliste kabul edildi.
The Animal Protection Law was passed in parliament.
Formal legal terminology 'Hayvanları Koruma Kanunu'.
Memeli hayvanlar yavrularını sütle besler.
Mammals feed their young with milk.
Scientific classification 'memeli hayvanlar'.
Şehirleşme, yaban hayvanlarının yaşam alanlarını daraltıyor.
Urbanization is shrinking the habitats of wild animals.
Compound 'yaban hayvanları' (wildlife).
Adam o kadar kaba ki, tam bir hayvan.
The man is so rude, he is a total animal.
Emphasized insult 'tam bir hayvan'.
İnsanın hayvani içgüdülerini bastırması medeniyetin temelidir.
The suppression of man's animalistic instincts is the foundation of civilization.
Adjective 'hayvani' (animalistic/carnal).
Eko
محتوى ذو صلة
مزيد من كلمات nature
arazi
A2land, terrain
at
A2horse
avlanmak
B1اصطياد الحيوانات من أجل الطعام أو الرياضة. مثال: الأسود تصطاد في مجموعات.
aydınlık
A2هذه الغرفة مشرقة (aydınlık) جداً بفضل الشمس.
ağaç
A1Tree
bahar
A2الربيع هو فصل التجديد والجمال.
bahçe
A1الحديقة جميلة جداً في الربيع.
batmak
B1to sink, to set (sun), to sting
bitki
A1plant
bulut
A2cloud