A1 adjective

kolay

When you're just starting out in a language, you begin with CEFR A1. This means you can understand and use very basic phrases and sentences. You can introduce yourself and others, and ask and answer simple questions about personal details like where you live or people you know.

A1 focuses on immediate needs and concrete topics. You're learning survival language – the essentials to get by. Think of it as building the foundational bricks of your language house.

難易度

読解 1/5

short

ライティング 1/5

short

スピーキング 1/5

short

リスニング 1/5

short

次に学ぶべきこと

次に学ぶ

zor basit rahat

上級

kolaylaştırmak kolayca

レベル別の例文

1

Bu çok kolay.

This is very easy.

2

Türkçe kolay bir dil mi?

Is Turkish an easy language?

3

Evet, Türkçe kolay.

Yes, Turkish is easy.

4

Bu ders çok kolay.

This lesson is very easy.

5

Sınav kolaydı.

The exam was easy.

6

Hayır, kolay değil.

No, it is not easy.

7

Kolay gelsin!

May it come easy! (a common saying for wishing someone good luck with work)

8

Bu yemek kolay mı?

Is this food easy (to make)?

暗記しよう

記憶術

Imagine a **kola** (cola) that's so **easy** to open, it practically opens itself!

視覚的連想

Picture a happy student effortlessly solving a math problem, with a big, bright 'EASY' sign above their head, and maybe a gentle breeze blowing through their hair, emphasizing the ease of the task.

Word Web

zor (difficult) basit (simple) kolay gelsin (easy come, used as a greeting to someone working) kolaylık (ease, convenience) kolayca (easily)

チャレンジ

Think about something you found easy to do today. How would you describe it using 'kolay' in a Turkish sentence? For example, 'Bu kitap çok kolay.' (This book is very easy.)

自分をテスト 42 問

writing A1

Write a simple Turkish sentence using 'kolay' to say 'Learning Turkish is easy.'

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Türkçe öğrenmek kolaydır.

正解! おしい! 正解:
writing A1

Translate this sentence into Turkish: 'This book is easy.'

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Bu kitap kolay.

正解! おしい! 正解:
writing A1

Complete the sentence: 'Bu soru çok ______.' (This question is very easy.)

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Bu soru çok kolay.

正解! おしい! 正解:
reading A1

Ayşe thinks learning Turkish is...

Read this passage:

Merhaba! Benim adım Ayşe. Ben Türk'üm. Türkçe öğrenmek kolay çünkü çok düzenli bir dil. Bu yüzden Türkçe'yi seviyorum.

Ayşe thinks learning Turkish is...

正解! おしい! 正解: easy

Ayşe says 'Türkçe öğrenmek kolay' which means 'Learning Turkish is easy'.

正解! おしい! 正解: easy

Ayşe says 'Türkçe öğrenmek kolay' which means 'Learning Turkish is easy'.

reading A1

Why does Ali like math class?

Read this passage:

Ali bir öğrenci. O matematik dersini çok seviyor. Çünkü matematik dersi kolay ve eğlenceli. Ali her zaman yüksek not alır.

Why does Ali like math class?

正解! おしい! 正解: It is easy and fun

The passage states 'matematik dersi kolay ve eğlenceli' which means 'math class is easy and fun'.

正解! おしい! 正解: It is easy and fun

The passage states 'matematik dersi kolay ve eğlenceli' which means 'math class is easy and fun'.

reading A1

What kind of test is this?

Read this passage:

Bu bir test. Sorular çok basit ve anlaşılır. Herkes için kolay bir test. Başarılar dilerim!

What kind of test is this?

正解! おしい! 正解: An easy test for everyone

The passage says 'Herkes için kolay bir test' meaning 'an easy test for everyone'.

正解! おしい! 正解: An easy test for everyone

The passage says 'Herkes için kolay bir test' meaning 'an easy test for everyone'.

writing A2

Write a short sentence describing something easy you do every day, using 'kolay'.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Her gün kahve yapmak çok kolay.

正解! おしい! 正解:
writing A2

Complete the sentence: 'Türkçe öğrenmek benim için _______. ' (Turkish learning is _______ for me.)

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Türkçe öğrenmek benim için kolay.

正解! おしい! 正解:
writing A2

Describe a simple task you finished quickly, using 'kolay'.

Well written! Good try! Check the sample answer below.

Sample answer

Bu ödev çok kolaydı, hemen bitirdim.

正解! おしい! 正解:
reading A2

Ali'nin işi şimdi nasıl?

Read this passage:

Ali yeni bir işe başladı. İlk başta her şey zor görünüyordu ama sonra işleri çabucak öğrendi. Şimdi onun için her şey çok kolay.

Ali'nin işi şimdi nasıl?

正解! おしい! 正解: Kolay

Paragrafta Ali'nin işinin artık kolay olduğu belirtiliyor.

正解! おしい! 正解: Kolay

Paragrafta Ali'nin işinin artık kolay olduğu belirtiliyor.

reading A2

Bu yemeği yapmak neden kolaydır?

Read this passage:

Bu yemek tarifi sadece üç adımda hazırlanır. Malzemeler basit ve adımlar açıkça yazılmıştır. Bu yüzden bu yemeği yapmak çok kolaydır.

Bu yemeği yapmak neden kolaydır?

正解! おしい! 正解: Tarif basit ve açık olduğu için

Metinde tarifin basit ve açık olduğu için yemeği yapmanın kolay olduğu belirtiliyor.

正解! おしい! 正解: Tarif basit ve açık olduğu için

Metinde tarifin basit ve açık olduğu için yemeği yapmanın kolay olduğu belirtiliyor.

reading A2

Öğrencilerin projesi başlangıçta nasıl görünüyordu?

Read this passage:

Okulda yeni bir proje var. Öğrenciler projenin zor olacağını düşünüyorlardı ama öğretmenleri onlara yardım etti ve her şey kolaylaştı. Şimdi herkes mutlu.

Öğrencilerin projesi başlangıçta nasıl görünüyordu?

正解! おしい! 正解: Zor

Metinde öğrencilerin projenin zor olacağını düşündüğü yazıyor.

正解! おしい! 正解: Zor

Metinde öğrencilerin projenin zor olacağını düşündüğü yazıyor.

listening B1

The student found the exam easy.

正解! おしい! 正解: Bu sınav gerçekten kolaymış, hiç zorlanmadım.
正解! おしい! 正解:
listening B1

Learning Turkish can seem easy at first, but practice is key.

正解! おしい! 正解: Türkçe öğrenmek başlangıçta kolay görünse de, pratik yaptıkça daha iyi anlarsın.
正解! おしい! 正解:
listening B1

The problem was very easy to solve.

正解! おしい! 正解: O kadar kolay bir problem ki, çözmek sadece iki dakikamı aldı.
正解! おしい! 正解:
speaking B1

Read this aloud:

Bu iş sandığımdan daha kolay çıktı.

Focus: kolay

正解! おしい! 正解:
speaking B1

Read this aloud:

Hayat bazen kolay bazen zor olur.

Focus: bazen

正解! おしい! 正解:
speaking B1

Read this aloud:

Bu sorunun cevabı çok kolay.

Focus: cevabı

正解! おしい! 正解:
sentence order B1

下の単語をタップして文を組み立てよう
正解! おしい! 正解: Türkçe öğrenmek başlangıçta zor gelebilir, ama pratikle kolaylaşır.

This sentence means 'Learning Turkish might seem difficult at first, but it gets easier with practice.' The order follows a logical flow of thought.

sentence order B1

下の単語をタップして文を組み立てよう
正解! おしい! 正解: Bu soru hiç de kolay değil, biraz daha düşünmeliyiz.

This sentence means 'This question is not easy at all, we should think a bit more.' The word order emphasizes the difficulty.

sentence order B1

下の単語をタップして文を組み立てよう
正解! おしい! 正解: Sınavdaki her soru çok kolaydı, bu yüzden hemen bitirdim.

This sentence means 'Every question on the exam was very easy, so I finished quickly.' The cause-and-effect relationship is clear.

fill blank C2

Bu karmaşık denklemi çözmek, sıradan birine göre oldukça ___ bir işti.

正解! おしい! 正解: kolay

Burada 'kolay' kelimesi, bir işin zorlayıcı olmamasını, yani rahatça yapılabileceğini belirtmek için kullanılmıştır.

fill blank C2

Projenin başlangıcında her şeyin bu kadar ___ ilerleyeceğini kimse tahmin etmemişti, birçok beklenmedik sorun çıktı.

正解! おしい! 正解: kolayca

Cümledeki 'beklenmedik sorunlar çıktı' ifadesi, başlangıçta işlerin sorunsuz gideceğinin düşünüldüğünü, yani kolayca ilerlemesinin beklendiğini gösterir.

fill blank C2

Öyle bir karar aldı ki, sonrasında pişmanlık duyması ne kadar ___ olursa olsun, geri dönüşü yoktu.

正解! おしい! 正解: kolay

Bu cümlede 'kolay' kelimesi, pişmanlık duygusunun çok çabuk veya rahatça ortaya çıkabileceği, yani olası ve beklenen bir durum olduğu anlamında kullanılmıştır.

fill blank C2

Yeni bir dil öğrenmek, bazı insanlar için ___ bir süreç olabilirken, diğerleri için büyük çaba gerektirir.

正解! おしい! 正解: kolay

Cümlede 'büyük çaba gerektirir' ifadesiyle bir zıtlık oluşturulmuş, bu da 'kolay' kelimesinin 'zahmetsiz' veya 'çabasız' anlamında kullanıldığını gösterir.

fill blank C2

Kriz anında sakin kalmak, söylemesi ___ ama yapması oldukça zor bir iştir.

正解! おしい! 正解: kolay

Burada 'kolay' kelimesi, bir eylemin teoride basit olduğunu, ancak pratikte zorluk teşkil ettiğini vurgulamak için kullanılmıştır. 'Söylemesi kolay' deyimi Türkçede yaygın olarak kullanılır.

fill blank C2

Bu kadar deneyimli bir ekip için bu görevi tamamlamak hiç de ___ değildi; aslında oldukça zorlayıcıydı.

正解! おしい! 正解: kolay

Cümledeki 'oldukça zorlayıcıydı' ifadesi, boşluğa gelecek kelimenin zıt anlamlısı olduğunu, yani 'kolay' kelimesinin uygun olduğunu gösterir.

listening C2

Listen to the full sentence and understand the context of 'kolaylıkla'.

正解! おしい! 正解: Karmaşık denklemleri bile kolaylıkla çözebilen yapay zeka algoritmaları, günümüz teknolojisinin ulaştığı son noktayı temsil ediyor.
正解! おしい! 正解:
listening C2

Focus on how 'kolay' is used to describe the completion of a difficult project.

正解! おしい! 正解: Bu kadar zorlu bir projeyi bu kadar kolay bir şekilde tamamlamaları, ekibin üstün yeteneklerini gözler önüne serdi.
正解! おしい! 正解:
listening C2

Pay attention to 'kolayca anlayabildiğini' and the nuance of the professor's claim.

正解! おしい! 正解: Felsefi metinleri bile kolayca anlayabildiğini iddia eden profesör, aslında her dinleyiciyi ikna edememişti.
正解! おしい! 正解:
speaking C2

Read this aloud:

Bu kadar karmaşık bir konuyu kolayca açıklayabilmek için derinlemesine bir bilgi birikimi şart.

Focus: kolayca açıklayabilmek

正解! おしい! 正解:
speaking C2

Read this aloud:

Olayların bu kadar kolay çözüleceğini kimse tahmin etmemişti, herkes daha büyük bir kriz bekliyordu.

Focus: kolay çözüleceğini

正解! おしい! 正解:
speaking C2

Read this aloud:

Farklı kültürler arasında köprü kurmak kolay bir iş değildir, sabır ve anlayış gerektirir.

Focus: kolay bir iş değildir

正解! おしい! 正解:
sentence order C2

下の単語をタップして文を組み立てよう
正解! おしい! 正解: Karmaşık gibi görünen problemleri bile kolayca çözebilme becerisi onun en belirgin özelliğiydi.

This sentence describes someone's ability to easily solve complex problems, highlighting 'kolayca' (easily) as a key skill.

sentence order C2

下の単語をタップして文を組み立てよう
正解! おしい! 正解: Yılların verdiği deneyimle, bu tür zorlukların üstesinden kolayca gelmeyi öğrenmişti.

This sentence emphasizes how years of experience made overcoming difficulties 'kolayca' (easily) achievable.

sentence order C2

下の単語をタップして文を組み立てよう
正解! おしい! 正解: Projenin başlangıcında ortaya çıkan engellerin çoğu, doğru yaklaşımla kolayca aşıldı.

This sentence shows that with the right approach, initial project obstacles were 'kolayca' (easily) overcome.

/ 42 correct

Perfect score!

役に立った?
まだコメントがありません。最初に考えをシェアしましょう!