Gazete is the essential Turkish term for newspaper, covering both physical print and digital news formats.
الكلمة في 30 ثانية
- A printed or digital publication containing news and advertisements.
- Commonly read daily during breakfast or on public transport.
- Fundamental word for staying informed about local and global events.
Genel Bakış
'Gazete' kelimesi, Türkçede hem fiziksel kağıt baskısını hem de günümüzün dijital haber portallarını ifade eden geniş kapsamlı bir terimdir. İtalyanca kökenli olan bu kelime, yüzyıllardır haber alma ihtiyacını karşılayan en temel araç olmuştur. A1 seviyesindeki bir öğrenci için bu kelime, günlük rutinleri ve temel ihtiyaçları anlatırken sıkça kullanılır. 2) Kullanım Kalıpları: Dilbilgisi açısından 'gazete' basit bir isimdir. Belirtme durumu (gazeteyi), yönelme durumu (gazeteye) ve bulunma durumu (gazetede) eklerini sıkça alır. En yaygın fiil eşleşmesi 'gazete okumak' eylemidir. Ayrıca bir nesne olarak 'gazete almak' veya 'gazete satmak' ifadeleri de günlük dilde önemli yer tutar. 3) Yaygın Bağlamlar: Gazeteler genellikle sabah kahvaltılarında, toplu taşıma araçlarında veya kütüphanelerde karşımıza çıkar. Türkiye'de 'gazete bayii' veya 'büfe' gibi yerler gazetenin satın alındığı başlıca noktalardır. Ayrıca devletin resmi kararlarını yayımladığı 'Resmi Gazete' kavramı, hukuk ve yönetim bağlamında büyük önem taşır. 4) Benzer Kelimelerle Karşılaştırma: Gazete, 'dergi' (magazine) ile sıkça karıştırılır; ancak dergiler genellikle daha uzun aralıklarla (haftalık, aylık) ve belirli temalar üzerine yayımlanır. 'Haber' (news) ise gazetenin içeriğidir; yani gazete bir araç, haber ise o aracın taşıdığı bilgidir. 'Bülten' (bulletin) ise daha dar bir kitleye hitap eden, daha kısa bilgilendirme metinleridir. Gazete, tüm bu kavramlar arasında en genel ve günlük olanıdır.
أمثلة
Bugün gazete aldın mı?
everydayDid you buy a newspaper today?
Resmi Gazete'de yayımlanan yeni karara göre okullar tatil edildi.
formalAccording to the new decision published in the Official Gazette, schools are closed.
Gazeteye bir göz atıp hemen çıkıyorum.
informalI'm just glancing at the newspaper and leaving immediately.
Gazete tirajları dijital medya nedeniyle düşüş gösteriyor.
academicNewspaper circulations are showing a decline due to digital media.
تلازمات شائعة
العبارات الشائعة
Gazete çıkarmak
To publish a newspaper
Gazete küpürü
Newspaper clipping
Eski gazete
Old newspaper
يُخلط عادةً مع
'Dergi' means magazine, which is typically published less frequently and has a specific focus or niche.
'Haber' is the news itself (the information), while 'gazete' is the physical or digital medium.
أنماط نحوية
How to Use It
ملاحظات الاستخدام
The word is neutral and used in all levels of society. In modern Turkish, it is increasingly used to refer to online news portals as well as physical paper. It is a count noun, but often used without 'bir' when talking about the activity of reading in general.
أخطاء شائعة
English speakers might confuse it with 'magazine'. Some learners might forget the final 'e' or misspell it as 'gazet'. It is important to remember that it follows standard Turkish vowel harmony for suffixes.
Tips
Learn the phrase 'gazete bayii' for newsstand
In Turkey, newspapers are traditionally bought from small kiosks called 'bayii' or 'büfe'.
Don't confuse 'gazete' with 'dergi'
Remember that 'gazete' is usually daily and thin, while 'dergi' (magazine) is monthly and thicker.
The importance of 'Resmi Gazete'
The Official Gazette of the Republic of Turkey is where all new laws must be published to become valid.
أصل الكلمة
Derived from the Italian 'gazzetta', originally a Venetian coin. The price of the first news-sheets in Venice was one gazzetta, eventually giving the publication its name.
السياق الثقافي
In Turkey, newspapers have a long history of political influence. Sunday editions are particularly popular as they come with various supplements (ekler) about arts, puzzles, and lifestyle.
نصيحة للحفظ
Think of the word 'Gaze' (to look steadily). You 'gaze' at the 'te' (the) news in a 'gazete'.
الأسئلة الشائعة
4 أسئلةBu kelime Türkçeye İtalyanca 'gazzetta' kelimesinden geçmiştir; orijinalinde Venedik'te bir haber kağıdı almak için ödenen küçük bir madeni paranın adıdır.
Haftanın her günü yayımlanan ve en güncel haberleri okuyucuya ulaştıran süreli yayındır.
Türkçede en yaygın olarak 'okumak' fiili kullanılır (Örn: Gazete okuyorum), ancak hızlıca bakmak anlamında 'göz atmak' da tercih edilir.
Evet, günümüzde fiziksel baskısı olmayan haber siteleri için de 'internet gazetesi' veya kısaca 'gazete' ifadesi kullanılmaktadır.
اختبر نفسك
Babam her sabah kahvaltı yaparken ___ okur.
Kahvaltıda okunan yayın organı 'gazete'dir.
Haberleri nereden okuruz?
Haberlerin yayımlandığı temel araç gazetedir.
almak / bir / istiyorum / gazete
Türkçede standart cümle yapısı 'Özne + Nesne + Fiil' şeklindedir.
النتيجة: /3
Summary
Gazete is the essential Turkish term for newspaper, covering both physical print and digital news formats.
- A printed or digital publication containing news and advertisements.
- Commonly read daily during breakfast or on public transport.
- Fundamental word for staying informed about local and global events.
Learn the phrase 'gazete bayii' for newsstand
In Turkey, newspapers are traditionally bought from small kiosks called 'bayii' or 'büfe'.
Don't confuse 'gazete' with 'dergi'
Remember that 'gazete' is usually daily and thin, while 'dergi' (magazine) is monthly and thicker.
The importance of 'Resmi Gazete'
The Official Gazette of the Republic of Turkey is where all new laws must be published to become valid.
أمثلة
4 من 4Bugün gazete aldın mı?
Did you buy a newspaper today?
Resmi Gazete'de yayımlanan yeni karara göre okullar tatil edildi.
According to the new decision published in the Official Gazette, schools are closed.
Gazeteye bir göz atıp hemen çıkıyorum.
I'm just glancing at the newspaper and leaving immediately.
Gazete tirajları dijital medya nedeniyle düşüş gösteriyor.
Newspaper circulations are showing a decline due to digital media.
Related Content
مفردات ذات صلة
مزيد من كلمات daily_life
acaba
A2I wonder, used to express curiosity or doubt
acıkmak
A2to become hungry
ad
A1name
adeta
B1almost, as if, practically
adres
A1Address
aksilik
B1mishap, setback, or bad luck
akış
B1Flow, stream, or course of events
akşam
A1evening
akşamüstü
B1Late afternoon or early evening
almak
A1to take, to buy