iki
When counting in Turkish, iki is the number that comes after bir (one) and before üç (three).
It's used just like the number two in English. For example, if you want to say "two books," you would say "iki kitap."
You'll hear it frequently in everyday conversations, so it's a very important number to learn early on.
按水平分级的例句
İki ülke arasındaki siyasi gerilim, bölgedeki istikrarı derinden etkiledi.
The political tension between the two countries deeply affected stability in the region.
iki ülke: two countries (compound noun)
Projenin başarısı için iki temel unsurun bir araya gelmesi şarttı: yeterli finansman ve uzman bir ekip.
For the project's success, two fundamental elements had to come together: sufficient funding and an expert team.
iki temel unsur: two fundamental elements (adjective + noun)
Bu karmaşık problemin çözümü için en az iki farklı yaklaşımın değerlendirilmesi gerekiyor.
At least two different approaches need to be evaluated to solve this complex problem.
iki farklı yaklaşım: two different approaches (adjective + adjective + noun)
Sanatçı, eserlerinde hem geleneksel hem de modern unsurları bir araya getirerek iki farklı dönemin estetiğini harmanlamayı başarmıştır.
The artist succeeded in blending the aesthetics of two different periods by combining both traditional and modern elements in their works.
iki farklı dönemin estetiği: the aesthetics of two different periods (genitive construction)
Şirketin geleceği, önümüzdeki iki kritik kararın doğru şekilde alınmasına bağlı.
The future of the company depends on making the right two critical decisions in the coming period.
iki kritik karar: two critical decisions (adjective + noun)
Filozof, varoluşun iki ana kutbu olan yaşam ve ölüm arasındaki diyalektiği sorguladı.
The philosopher questioned the dialectic between the two main poles of existence: life and death.
iki ana kutup: two main poles (adjective + adjective + noun)
Mahkeme, davalıya iki farklı suçlamadan ceza verilmesine hükmetti.
The court ruled for the defendant to be punished for two different charges.
iki farklı suçlama: two different charges (adjective + adjective + noun)
Bölgedeki kalkınma, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve yerel halkın katılımı gibi iki temel prensibe dayanmalı.
Development in the region should be based on two fundamental principles such as sustainable management of natural resources and participation of local people.
iki temel prensip: two fundamental principles (adjective + adjective + noun)
自我测试 24 个问题
This sentence means 'I have been learning Turkish for two years.' The correct order follows subject-time-object-verb structure.
This sentence means 'We stayed two nights at the hotel.' The structure is location-number-time unit-verb.
This sentence means 'Only two people came to the meeting.' The order is meeting (dative)-only-number-person-verb.
Imagine you are describing a typical weekend with your family. Write a short paragraph (3-4 sentences) about what two family members do together.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Hafta sonları annem ve babam genellikle bahçede birlikte çalışır. Onlar iki saat boyunca çiçeklere bakar ve sebzeleri sular. Kardeşim ve ben de onlara yardım ederiz.
You are making plans with a friend for next week. Suggest two different activities you could do together, explaining briefly why each is a good idea.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Haftaya seninle iki farklı etkinlik yapabiliriz. İlk olarak, yeni açılan sanat sergisini gezebiliriz çünkü ikimiz de sanata ilgi duyuyoruz. İkinci olarak, o harika yeni kafede buluşup sohbet edebiliriz; oranın kahveleri çok güzel.
Describe a challenging situation you faced where you had to choose between two options. Explain what the options were and which one you chose, and why.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Geçen ay işimde zor bir durumla karşılaştım. İki seçeneğim vardı: ya daha az maaşla yeni bir pozisyon kabul edecektim ya da mevcut işimde kalıp terfi bekleyecektim. Daha iyi kariyer fırsatları sunduğu için yeni pozisyonu seçtim.
Ali ve Mehmet'in iki yakın arkadaş olduğu pasajdan hangi sonucu çıkarabiliriz?
Read this passage:
Ali ve Mehmet iki yakın arkadaş. Onlar her gün işe giderken aynı otobüsü kullanıyorlar. Genellikle otobüste günlük olaylar hakkında sohbet ederler ve işe gitmek iki arkadaş için daha keyifli hale gelir. Bazen, hafta sonları da birlikte spor yaparlar.
Ali ve Mehmet'in iki yakın arkadaş olduğu pasajdan hangi sonucu çıkarabiliriz?
Pasajda 'Genellikle otobüste günlük olaylar hakkında sohbet ederler' ifadesi geçmektedir.
Pasajda 'Genellikle otobüste günlük olaylar hakkında sohbet ederler' ifadesi geçmektedir.
Türkiye'nin iki büyük şehri hakkında verilen bilgilere göre, hangisi yanlıştır?
Read this passage:
Türkiye'de iki büyük şehir, İstanbul ve Ankara, ülkenin kültürel ve politik merkezleridir. İstanbul, tarihi ve turistik yerleriyle öne çıkarken, Ankara başkent olarak devlet yönetiminin merkezidir. Her iki şehir de kendi içinde farklı yaşam tarzları ve fırsatlar sunar.
Türkiye'nin iki büyük şehri hakkında verilen bilgilere göre, hangisi yanlıştır?
Pasajda 'Her iki şehir de kendi içinde farklı yaşam tarzları ve fırsatlar sunar' ifadesi geçmektedir, bu da aynı yaşam tarzına sahip olmadıkları anlamına gelir.
Pasajda 'Her iki şehir de kendi içinde farklı yaşam tarzları ve fırsatlar sunar' ifadesi geçmektedir, bu da aynı yaşam tarzına sahip olmadıkları anlamına gelir.
Restoranda yemek yiyen iki kişinin siparişleri nelerdi?
Read this passage:
Bir restoranda iki kişi yemek yiyordu. Garson onlara menüyü getirdi ve siparişlerini sordu. Birisi pizza istedi, diğeri ise balık tercih etti. İki sipariş de kısa süre içinde masaya geldi ve yemekten sonra kahvelerini içtiler.
Restoranda yemek yiyen iki kişinin siparişleri nelerdi?
Pasajda 'Birisi pizza istedi, diğeri ise balık tercih etti' ifadesi geçmektedir.
Pasajda 'Birisi pizza istedi, diğeri ise balık tercih etti' ifadesi geçmektedir.
Imagine you are discussing the economic situation of a country. Write a short paragraph explaining the concept of a 'two-speed economy' (iki hızlı ekonomi) and its potential implications. Use the word 'iki' at least twice.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Bir ülkenin ekonomik durumu ele alındığında, 'iki hızlı ekonomi' terimi sıkça karşımıza çıkar. Bu kavram, ekonominin farklı sektörlerinin veya bölgelerinin farklı oranlarda büyümesini ifade eder. Genellikle, bir kısım daha hızlı büyürken, diğer kısım daha yavaş veya durgun bir seyir izler. Bu durum, gelir dağılımında ve sosyal hayatta ciddi dengesizliklere yol açabilir. Bu ekonomik farklılıkların uzun vadede ülkenin istikrarı üzerinde önemli sonuçları olabilir. Bu nedenle, iki farklı hızda seyreden bu ekonomik yapının iyi analiz edilmesi gerekmektedir.
You are writing an email to a colleague about a project meeting. One of the agenda items is a 'two-pronged approach' (iki aşamalı yaklaşım) to problem-solving. Explain what this means in the context of your project and why it's beneficial. Use the word 'iki' at least once.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Toplantımızın önemli gündem maddelerinden biri, projemizdeki bir sorunu çözmek için uygulayacağımız 'iki aşamalı yaklaşım' olacak. Bu, sorunu iki ayrı, yönetilebilir faza ayırarak ele alacağımız anlamına geliyor. İlk aşamada, temel nedenleri belirleyip acil çözümler üretmeye odaklanacağız. İkinci aşamada ise, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir strateji geliştireceğiz. Bu iki aşamalı yöntem, sorunu daha etkin ve sistematik bir şekilde çözmemizi sağlayacak, böylece daha kalıcı sonuçlar elde edeceğiz.
Describe a personal experience where you had 'two minds' (iki arada bir derede) about a decision. What were the options, and what ultimately influenced your choice? Use the word 'iki' at least once.
Well written! Good try! Check the sample answer below.
Sample answer
Geçenlerde önemli bir karar arifesinde 'iki arada bir derede' kaldım. Bir yanda, kariyerimde ilerlemek için cazip bir iş teklifi vardı, diğer yanda ise şu anki işimde sahip olduğum güvenlik ve konfor. Her iki seçenek de kendi içinde avantajlar ve dezavantajlar barındırıyordu. Haftalarca bu iki durum arasında gidip geldim. Sonunda, uzun vadeli kariyer hedeflerim ve kişisel gelişimime daha fazla katkı sağlayacağını düşündüğüm için yeni teklifi kabul ettim. Bu karar, beni büyük bir belirsizlikten kurtardı.
Metinde geçen 'iki yüzlü' kelimesi hangi anlama gelmektedir?
Read this passage:
Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre, modern çağda 'iki yüzlü' davranışlar giderek artmaktadır. Bu durum, bireylerin sosyal medya veya farklı çevrelerde gerçek benliklerinden uzaklaşarak farklı kişilikler sergilemeleriyle açıklanabilir. Bu tür davranışlar, özellikle iş hayatında veya kişisel ilişkilerde güven sorunlarına yol açabilir. Toplumun bu 'iki yüzlülük' olgusunu daha iyi anlaması ve bu konuda farkındalık yaratması gerekmektedir.
Metinde geçen 'iki yüzlü' kelimesi hangi anlama gelmektedir?
Metinde 'iki yüzlü' kelimesi, bireylerin gerçek benliklerinden uzaklaşarak farklı kişilikler sergilemeleriyle ilişkilendirilmiştir. Bu, dürüst olmayan veya samimiyetsiz davranışları ifade eder.
Metinde 'iki yüzlü' kelimesi, bireylerin gerçek benliklerinden uzaklaşarak farklı kişilikler sergilemeleriyle ilişkilendirilmiştir. Bu, dürüst olmayan veya samimiyetsiz davranışları ifade eder.
Metne göre, diplomatik ilişkilerde neden 'iki tarafın da çıkarına olan' anlaşmalar önemlidir?
Read this passage:
Ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerde 'iki tarafın da çıkarına olan' anlaşmaların yapılması hayati önem taşır. Bu tür anlaşmalar, sadece bir tarafın değil, her iki tarafın da fayda sağlayacağı dengeleyici çözümler sunar. Tarih boyunca, tek taraflı dayatılan anlaşmaların uzun vadede sürdürülebilir olmadığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle, uluslararası ilişkilerde 'iki' yönlü fayda prensibi daima ön planda tutulmalıdır.
Metne göre, diplomatik ilişkilerde neden 'iki tarafın da çıkarına olan' anlaşmalar önemlidir?
Metinde 'Tarih boyunca, tek taraflı dayatılan anlaşmaların uzun vadede sürdürülebilir olmadığı gözlemlenmiştir' ifadesi, bu tür anlaşmaların önemini vurgulamaktadır.
Metinde 'Tarih boyunca, tek taraflı dayatılan anlaşmaların uzun vadede sürdürülebilir olmadığı gözlemlenmiştir' ifadesi, bu tür anlaşmaların önemini vurgulamaktadır.
Metne göre, 'iki bilinmeyenli denklem' hangi alanlarda sıklıkla kullanılır?
Read this passage:
Matematiksel teorilerde 'iki bilinmeyenli denklem' kavramı sıkça kullanılır. Bu denklemler, iki farklı değişkenin değerlerini bulmayı gerektirir ve genellikle bir sistem içerisinde çözülürler. Mühendislik ve fizik gibi alanlarda, karmaşık problemleri modellemek ve çözmek için 'iki' veya daha fazla bilinmeyen içeren denklemler vazgeçilmezdir. Bu tür denklemleri anlamak, ileri düzey matematiksel düşünme becerilerinin temelini oluşturur.
Metne göre, 'iki bilinmeyenli denklem' hangi alanlarda sıklıkla kullanılır?
Metinde açıkça belirtildiği gibi, 'Mühendislik ve fizik gibi alanlarda, karmaşık problemleri modellemek ve çözmek için 'iki' veya daha fazla bilinmeyen içeren denklemler vazgeçilmezdir.'
Metinde açıkça belirtildiği gibi, 'Mühendislik ve fizik gibi alanlarda, karmaşık problemleri modellemek ve çözmek için 'iki' veya daha fazla bilinmeyen içeren denklemler vazgeçilmezdir.'
This sentence discusses the necessity of evaluating two different approaches to understand complex relationships. The word 'iki' specifies the number of approaches.
This sentence highlights two main factors that were crucial for the project's success. 'İki' quantifies these factors.
This sentence talks about bilateral discussions often taking place in diplomatic relations between countries. 'İki' emphasizes the bilateral nature.
/ 24 correct
Perfect score!
相关内容
在语境中学习
这个词在其他语言中
更多daily_life词汇
acaba
A2I wonder, used to express curiosity or doubt
acıkmak
A2to become hungry
ad
A1name
adeta
B1almost, as if, practically
adres
A1Address
aksilik
B1mishap, setback, or bad luck
akış
B1Flow, stream, or course of events
akşam
A1evening
akşamüstü
B1Late afternoon or early evening
almak
A1to take, to buy