gezmek
When Turkish speakers say gezmek, they often mean a leisurely stroll or wandering around without a specific destination, like exploring a new city on foot. However, it can also refer to more extensive travel, like a trip abroad, but usually with the nuance of enjoying the journey and seeing different places rather than a strict point-to-point commute. You might gezmek around a park, a museum, or even a country. It’s about the experience of moving through and seeing a place.
سطح دشواری
short, common verb
straightforward spelling
easy pronunciation
common word, easy to recognize
بعداً چه یاد بگیریم؟
پیشنیازها
بعداً یاد بگیرید
پیشرفته
مثالها بر اساس سطح
Türkiye'yi baştan başa gezmek en büyük hayalim.
My biggest dream is to travel all over Turkey.
Hafta sonu arkadaşlarımla İstanbul'un tarihi yerlerini gezdik.
We visited the historical places of Istanbul with my friends on the weekend.
O, tüm dünyayı gezmiş ve birçok farklı kültür görmüş biri.
He is someone who has traveled all over the world and seen many different cultures.
Boş zamanlarımda doğada gezmeyi ve fotoğraf çekmeyi severim.
In my free time, I like to wander in nature and take photos.
Bu yaz Ege kıyılarını gezmeyi planlıyoruz, çok heyecanlıyız.
We are planning to travel the Aegean coasts this summer, we are very excited.
Pazarda gezerken birçok ilginç şey keşfettik.
We discovered many interesting things while wandering in the market.
Yeni bir şehre gittiğimde ilk işim sokaklarını gezmek olur.
When I go to a new city, my first job is to wander its streets.
Yaşlı teyze bahçede yavaş yavaş geziyordu.
The old aunt was slowly wandering in the garden.
Üniversite yıllarımda Avrupa'yı gezmek için sürekli para biriktirdim.
During my university years, I constantly saved money to travel around Europe.
Edebiyat ve sanat tutkum, beni dünyanın dört bir yanındaki müzeleri gezmeye itti.
My passion for literature and art drove me to wander through museums all over the world.
Emekli olduktan sonra eşimle birlikte tüm Anadolu'yu gezme hayali kuruyoruz.
After retiring, we dream of traveling all over Anatolia with my spouse.
Yeni bir kültürü derinlemesine anlamak için o ülkenin köylerini ve kasabalarını gezmek şarttır.
To deeply understand a new culture, it is essential to wander through the villages and towns of that country.
Bazen sadece yeni fikirler bulmak için şehrin kalabalık sokaklarında amaçsızca gezmeyi severim.
Sometimes I just like to wander aimlessly through the city's crowded streets to find new ideas.
Tarihi İpek Yolu'nu gezmek, geçmişle bugün arasında eşsiz bir köprü kurmak gibidir.
Traveling the historic Silk Road is like building a unique bridge between the past and the present.
Onunla tanıştığımdan beri, dünyanın tüm güzelliklerini birlikte gezme arzusu içindeyim.
Ever since I met her, I've had the desire to travel all the beauties of the world together.
Gezginler için bilinmeyen diyarları keşfetmek, hayatın anlamını bulmanın bir yolu olabilir.
For travelers, exploring unknown lands can be a way to find the meaning of life.
اغلب اشتباه گرفته میشود با
While both imply movement, 'gitmek' is directional (to go TO a place), and 'gezmek' is more exploratory (to go AROUND a place).
Both mean 'to travel', but 'seyahat etmek' usually implies longer, more deliberate journeys, while 'gezmek' can be shorter and more recreational.
Very similar to 'gezmek' meaning 'to wander'. 'Gezmek' often implies more enjoyment of the surroundings, 'dolaşmak' can be more aimless.
بهراحتی اشتباه گرفته میشود
'Gitmek' can sometimes be confused with 'gezmek' because both involve movement. However, 'gitmek' specifically means 'to go' with a destination in mind, while 'gezmek' implies more aimless wandering or sightseeing.
Gitmek = to go (with a destination). Gezmek = to wander, to sightsee (often without a specific end destination).
Okula gidiyorum. (I am going to school.) - vs - Sahilde geziyorum. (I am wandering on the beach.)
Both 'seyahat etmek' and 'gezmek' can be translated as 'to travel'. The confusion arises because 'seyahat etmek' generally refers to longer journeys or trips, whereas 'gezmek' can be a shorter, more local exploration.
Seyahat etmek = to travel (often for longer distances, a trip). Gezmek = to wander, to sightsee (can be shorter, more local).
Her yaz yurt dışına seyahat ediyorum. (Every summer, I travel abroad.) - vs - Şehirde geziyoruz. (We are sightseeing in the city.)
'Dolaşmak' also means 'to wander' or 'to stroll', making it very similar to 'gezmek'. The main distinction is often one of nuance; 'dolaşmak' can sometimes imply a more undirected or even aimless movement, while 'gezmek' often has a connotation of enjoying the surroundings.
Dolaşmak = to wander, to stroll (can be more aimless). Gezmek = to wander, to sightsee (often with enjoyment of surroundings).
Parkta dolaşıyorum. (I am strolling in the park.) - vs - Müzeleri geziyorum. (I am visiting/sightseeing the museums.)
When 'gezmek' is used in the sense of 'visiting a place (like a museum or city)', it can be confused with 'ziyaret etmek'. However, 'ziyaret etmek' is specifically 'to visit a person or place' with a clear purpose of visitation, while 'gezmek' is more about exploring or experiencing the place.
Ziyaret etmek = to visit (a person or a specific place with purpose). Gezmek = to explore, to wander around a place.
Arkadaşımı ziyaret ettim. (I visited my friend.) - vs - Eski şehri gezdik. (We explored/wandered around the old city.)
In some contexts, 'çıkmak' can mean 'to go out', which might overlap with 'gezmek' if 'gezmek' is used to mean 'to go out for a walk/explore'. However, 'çıkmak' is broader and can refer to leaving any place, whereas 'gezmek' specifically implies movement around an area.
Çıkmak = to go out, to exit. Gezmek = to wander, to explore, to sightsee.
Evden çıktım. (I left the house.) - vs - Pazarda geziyorum. (I am browsing/wandering in the market.)
خودت رو بسنج 24 سوال
Türkiye'yi tamamen ___ için en az üç hafta ayırmak gerekir.
Burada bir yeri ziyaret etmek, dolaşmak anlamında 'gezmek' fiili kullanılır. Diğer seçenekler daha farklı anlamlara gelir.
Hafta sonu arkadaşlarımla ormanlık alanda uzun bir süre ___.
Burada amaçsızca dolaşmak, keyifli vakit geçirmek anlamında 'gezindik' fiili daha uygun düşer.
Yeni bir şehre gittiğimde ilk işim çarşıda ___ olur.
Yeni bir şehri keşfetmek, dolaşmak anlamında 'gezmek' fiili doğru seçenektir.
Her yaz tatilinde farklı bir Ege kasabasını ___ çok seviyorum.
Burada bir bölgede farklı yerleri dolaşmak, keşfetmek anlamında 'gezmek' en uygun fiildir.
Çocuklar parkta saatlerce ___ ve eğlendiler.
Amaçsızca, eğlenerek dolaşmak anlamında 'gezindiler' kelimesi doğru seçenektir.
Boş zamanlarımda eski kitapçıları ___ hoşuma gider.
Kitapçılarda dolaşmak, vakit geçirmek anlamında 'gezmek' fiili en uygunudur.
'İstanbul'u' is the object, 'gezmek' is the infinitive verb, and 'isterim' is the conjugated verb meaning 'I want'.
'Her yaz' means 'every summer'. 'Türkiye'yi' is the object (Turkey). 'Gezeriz' is the verb 'to travel' conjugated for 'we'.
'Yeni bir şehri' means 'a new city' (object). 'Gezmek' is the infinitive verb. 'Çok güzeldir' means 'is very beautiful'.
Türkiye'nin dört bir yanını ______, kültürel mirasımızı derinlemesine anlamamı sağladı.
Cümledeki anlam bütünlüğünü sağlamak için 'gezmek' fiilinin kullanılması gerekir. Diğer seçenekler anlamsızdır.
Onca yıl süren araştırmalarının ardından, kadim uygarlıkların izlerini sürmek için dünyayı _______ kararı aldı.
Burada 'gezmeye' kelimesi, bir amaç bildiren ve 'karar aldı' fiiliyle uyumlu olan bir fiil ismidir.
Akşamları parkta köpeğini _______ alışkanlığı, ona huzur veriyordu.
'Gezdirme' kelimesi, köpeği yürüyüşe çıkarma eylemini ifade eder ve cümlenin akışına uygundur.
Eski şehri _______ saatlerimizi harcadık, her bir sokağın tarihini keşfetmeye çalıştık.
'Gezerek' kelimesi, eylemin nasıl yapıldığını bildiren bir zarf-fiildir ve cümleye anlam katar.
Yeni bir şehirde _______, her zaman farklı kültürleri tanımak ve yeni deneyimler yaşamak anlamına gelir.
Bu cümlede 'gezmek' fiili genel bir ifade olarak kullanılmış ve cümlenin anlamını tamamlamıştır.
Boş zamanlarında sahil boyunca _______ en sevdiği aktiviteydi, böylece zihnini dinlendirebiliyordu.
Sahil boyunca yapılan bir aktivite olarak 'gezmek' en uygun seçenektir ve cümlenin bağlamına uyar.
Uzun yıllar yurt dışında _____ fırsatım oldu ve birçok farklı kültürle tanıştım.
Cümledeki 'birçok farklı kültürle tanıştım' ifadesi, 'gezmek' fiilinin seyahat etme ve yeni yerler keşfetme anlamıyla en uyumlu seçenektir.
Emekli olduktan sonra, kalan ömrümü dünyayı _____ adamak istiyorum.
Emekli olduktan sonra 'dünyayı gezmek' ifadesi, kişinin seyahat etme ve keşfetme arzusunu en iyi şekilde yansıtır.
Bütün gün şehirde ne kadar _____ olursam olayım, akşam eve döndüğümde hep huzur bulurum.
Şehirde 'gezmek' eylemi genellikle fiziksel yorgunluğa yol açar. Bu nedenle 'yorgun' kelimesi anlam bütünlüğü sağlar.
Hafta sonları parkta gezmek, ruh halimi iyileştirmeme yardımcı olur ve beni stresten uzaklaştırır.
Parkta 'gezmek', yani dolaşmak, genellikle rahatlatıcı ve stres azaltıcı bir aktivitedir, bu da ruh halini olumlu etkileyebilir.
Çocukluğumdan beri hayalim, Kuzey Kutbu'nda tek başıma gezmek ve vahşi yaşamı keşfetmekti.
Kuzey Kutbu'nda 'gezmek' ifadesi, kişinin o bölgede seyahat etme ve keşfetme arzusunu doğru bir şekilde yansıtır.
Bu müzede gezmek, sanki tarihin derinliklerinde bir yolculuğa çıkmış gibi hissettiriyor.
Bir müzede 'gezmek', yani dolaşmak, sergilenen eserler aracılığıyla tarihi bir yolculuk deneyimi yaşatabilir.
/ 24 درست
نمره کامل!