Ucuz is the standard Turkish word for cheap, used widely in commerce.
30秒でわかる単語
- Describes items or services with a low price point.
- Can imply both affordability and potentially lower quality.
- Fundamental vocabulary for shopping and daily transactions in Turkish.
Overview
Ucuz kelimesi, Türkçede bir nesnenin veya hizmetin maliyetinin düşük olduğunu belirtmek için kullanılan en temel sıfattır. A1 seviyesindeki her öğrencinin ilk öğrendiği kelimelerden biridir çünkü günlük yaşamın, özellikle de alışverişin merkezinde yer alır. Bir ürünün piyasa değerinin altında olması veya alıcının bütçesini zorlamaması durumunda bu kelime tercih edilir. En yaygın kullanımı sıfat tamlaması şeklindedir: 'ucuz elma', 'ucuz araba'. Ayrıca, karşılaştırma yaparken 'daha ucuz' (cheaper) veya üstünlük belirtirken 'en ucuz' (cheapest) yapılarıyla sıkça karşılaşılır. 'Ucuz ucuz' şeklinde ikileme olarak kullanıldığında, bir şeyin çok bol ve düşük fiyata alındığı vurgulanır. Fiil hali olan 'ucuzlamak' ise fiyatların düştüğünü ifade eder. Bu kelime en çok pazar, market ve mağaza gibi alışveriş ortamlarında kullanılır. 'Ucuzluk' (sale/discount) kelimesi de buradan türemiştir. Ekonomi haberlerinde 'ucuz döviz' veya 'ucuz kredi' gibi terimlerle karşılaşılabilir. Ancak sadece maddi anlamda değil, bazen 'ucuz kahramanlık' gibi ifadelerde olduğu gibi, zahmetsiz veya değersiz anlamında mecazi olarak da kullanılabilir. 'Ucuz' kelimesini 'uygun' ve 'ekonomik' ile karıştırmamak gerekir. 'Uygun', fiyatın makul ve hak edilmiş olduğunu belirtirken; 'ekonomik', tasarruf sağlayan ve verimli olanı ifade eder. 'Ucuz' ise bazen kalitenin de düşük olduğu imasını taşıyabilir. Örneğin, 'ucuz malın yahnisi yavan olur' atasözü, düşük fiyatlı ürünlerin kalitesiz olabileceğine dikkat çeker. Türk kültüründe pazarlık yapmak yaygın bir gelenektir ve amaç her zaman ürünü daha 'ucuz' bir fiyata almaktır. Deyimler dünyasında ise 'ucuz atlatmak' ifadesi, büyük bir tehlikeden az bir zararla kurtulmak anlamında çok sık kullanılır. Sosyal bağlamda, birine 'ucuz' demek (kişilik olarak) oldukça ağır bir hakaret sayılabilir, bu yüzden nesneler dışındaki kullanımı dikkat gerektirir.
例文
Bu market çok ucuz.
everydayThis market is very cheap.
Daha ucuz bir alternatif bulmalıyız.
formalWe must find a cheaper alternative.
Ucuza aldım ama hemen bozuldu.
informalI bought it cheap but it broke immediately.
Düşük maliyetli üretim, ucuz iş gücü gerektirir.
academicLow-cost production requires cheap labor.
よく使う組み合わせ
よく使うフレーズ
Ucuz atlatmak
To have a narrow escape / To get off cheaply
Ucuza gitmek
To be sold for less than its true value
Ucuz kahramanlık
Cheap heroism / Empty bravado
よく混同される語
Uygun means 'suitable' or 'affordable' without the negative connotation of potentially low quality.
Ekonomik is used for 'economical' or 'cost-effective', often in business or technical contexts.
文法パターン
How to Use It
使い方のコツ
Ucuz is generally neutral but can lean negative if referring to quality. In formal business settings, 'düşük maliyetli' is often preferred. It is an A1 level word essential for basic communication regarding money.
よくある間違い
Students often confuse 'ucuz' with 'uygun'. While 'ucuz' focuses strictly on the low price tag, 'uygun' focuses on being appropriate for a specific budget or need. Avoid using 'ucuz' to describe a person's character unless you intend to be insulting.
Tips
Use 'uygun' for a more polite way
If you want to say something is affordable without implying it is low quality, use 'uygun' or 'hesaplı'.
Be careful when describing people
Calling a person 'ucuz' is a serious insult in Turkish, implying they lack character or dignity.
Bargaining for a cheap price
In Turkish bazaars, buyers often ask 'Daha ucuzu yok mu?' (Is there anything cheaper?) to start bargaining.
語源
Derived from Old Turkic 'učuz', originally meaning easy, insignificant, or worthless. Over time, it evolved to specifically denote low monetary value.
文化的な背景
In Turkey, finding something 'ucuz' is often a point of pride and a topic of conversation among friends. Discount stores and street markets are frequently referred to as 'ucuzluk pazarı'.
覚え方のコツ
Think of the phrase 'U-Choose' because you choose the cheap option to save your money.
よくある質問
4 問Hayır, genellikle bütçe dostu anlamında olumlu kullanılır ancak bazen düşük kaliteyi de ima edebilir.
Ekonomik daha resmi ve tasarruflu anlamındayken, ucuz sadece fiyatın düşüklüğünü belirtir.
En yaygın zıt anlamlısı pahalı kelimesidir.
Bir şeyi değerinden çok daha düşük bir fiyata satın almak anlamına gelen bir deyimdir.
自分をテスト
Bu ayakkabılar çok ___, hemen almalısın.
Cümlenin devamında 'hemen almalısın' dendiği için fiyatın düşük (ucuz) olması mantıklıdır.
Aşağıdakilerden hangisi 'pahalı' kelimesinin karşıtıdır?
Pahalı yüksek fiyatlı demektir, ucuz ise düşük fiyatlı demektir.
marketten / aldım / ekmek / ucuz
Türkçede standart cümle yapısı Özne + Tümleç + Nesne + Yüklem şeklindedir.
スコア: /3
Summary
Ucuz is the standard Turkish word for cheap, used widely in commerce.
- Describes items or services with a low price point.
- Can imply both affordability and potentially lower quality.
- Fundamental vocabulary for shopping and daily transactions in Turkish.
Use 'uygun' for a more polite way
If you want to say something is affordable without implying it is low quality, use 'uygun' or 'hesaplı'.
Be careful when describing people
Calling a person 'ucuz' is a serious insult in Turkish, implying they lack character or dignity.
Bargaining for a cheap price
In Turkish bazaars, buyers often ask 'Daha ucuzu yok mu?' (Is there anything cheaper?) to start bargaining.
例文
4 / 4Bu market çok ucuz.
This market is very cheap.
Daha ucuz bir alternatif bulmalıyız.
We must find a cheaper alternative.
Ucuza aldım ama hemen bozuldu.
I bought it cheap but it broke immediately.
Düşük maliyetli üretim, ucuz iş gücü gerektirir.
Low-cost production requires cheap labor.
Related Content
この単語を他の言語で
関連フレーズ
daily_lifeの関連語
acaba
A2I wonder, used to express curiosity or doubt
acıkmak
A2to become hungry
ad
A1name
adeta
B1almost, as if, practically
adres
A1Address
aksilik
B1mishap, setback, or bad luck
akış
B1Flow, stream, or course of events
akşam
A1evening
akşamüstü
B1Late afternoon or early evening
almak
A1to take, to buy