kuvvet
When you want to talk about how strong something is, or the power it has, use the word kuvvet. Think of it like the 'force' in science or the 'strength' of a person.
For example, a strong wind has kuvvet. Or if you need to push something heavy, you need a lot of kuvvet.
When you're talking about how much force someone uses, or the sheer strength of something, kuvvet is your go-to word. It can be used for physical power, like someone pushing a heavy object, or even for more abstract ideas like the power of an argument or the strength of a country's economy. It's a versatile word that conveys intensity and might.
You might hear it in phrases like fiziksel kuvvet (physical strength) or kuvvetli rüzgar (strong wind). Understanding kuvvet helps you describe not just physical capabilities, but also the potency or impact of various situations and concepts.
When talking about something physical like the strength needed to lift a heavy object, you'd use kuvvet. It also refers to the power of something, like a country's military strength. However, when you're talking about the inner fortitude or mental resilience of a person, a more appropriate word might be güç or dayanıklılık.
kuvvet در ۳۰ ثانیه
- Physical power or intensity.
- Ability to exert influence or overcome resistance.
- Can refer to literal strength or a driving force.
راهنمای تلفظ
- pronouncing 'v' as 'w'
- misplacing stress
سطح دشواری
short
short
short
short
بعداً چه یاد بگیریم؟
پیشنیازها
بعداً یاد بگیرید
پیشرفته
مثالها بر اساس سطح
Kuvvetli bir rüzgar esiyor.
A strong wind is blowing.
Çok kuvvetli bir sporcudur.
He is a very strong athlete.
Bu ilaç bana kuvvet verdi.
This medicine gave me strength.
Fizik dersinde kuvvet konusunu işledik.
We covered the topic of force in physics class.
Ona karşı bir kuvvet hissediyorum.
I feel a force against him/her/it.
Kuvvet kullanarak kapıyı açtı.
He opened the door using force.
Bu iş için çok kuvvete ihtiyacımız var.
We need a lot of strength for this job.
Doğanın kuvveti inanılmazdır.
The force of nature is incredible.
ترکیبهای رایج
عبارات رایج
Çok kuvvetli biri.
He/She is a very strong person.
Bu iş için kuvvete ihtiyacımız var.
We need strength for this job.
Rüzgarın kuvveti arttı.
The force of the wind increased.
Ona kuvvet verdim.
I gave him/her strength/power.
Kuvvetini gösterdi.
He/She showed his/her strength.
Kuvvetini topladı.
He/She gathered his/her strength.
Kuvvetim kalmadı.
I have no strength left.
Onun sözlerinde büyük bir kuvvet var.
There is great power/force in his/her words.
Kuvvetle çalışmak gerekiyor.
It is necessary to work with force/diligence.
Doğa kuvvetleri çok güçlü.
The forces of nature are very powerful.
اغلب اشتباه گرفته میشود با
While 'kuvvet' is about strength, 'dayanıklılık' means endurance or durability. They are related but distinct concepts.
'Güçlük' means difficulty or hardship, stemming from 'güç' (power), but it's not about physical force or strength directly.
'Azim' means determination or resolve. While it implies an inner strength, it's not the same as 'kuvvet' (physical force or strength).
بهراحتی اشتباه گرفته میشود
'Güç' also means power or strength, leading to overlap with 'kuvvet'.
'Kuvvet' often implies physical force or effort, while 'güç' can be more general, referring to power, capability, or even political strength.
Fırtınanın gücü tüm ağaçları devirdi. (The storm's power knocked down all the trees.)
Both 'kuvvet' and 'enerji' relate to dynamism and capacity.
'Kuvvet' is specifically about force, often an external push or pull. 'Enerji' is about the capacity to do work, which can result in force but isn't the force itself.
Çok enerji harcadım bu işi bitirmek için. (I spent a lot of energy to finish this job.)
'Tazyik' can translate to pressure, which involves force.
'Kuvvet' is the general term for force or strength. 'Tazyik' is a specific application of force over an area, resulting in pressure.
Su tazyiki çok yüksekti. (The water pressure was very high.)
This is the adjective form of 'kuvvet', which can cause confusion when learners are trying to use the noun.
'Kuvvet' is a noun (force, strength). 'Kuvvetli' is an adjective (strong, powerful). They are related but serve different grammatical functions.
O çok kuvvetli bir adamdır. (He is a very strong man.)
'Cebir' can mean coercion or force, particularly in a legal or abstract sense.
'Kuvvet' is a broader term for physical force or strength. 'Cebir' is usually about compulsion or duress, often implying an illegal or unjust use of power.
Polis cebir kullanarak kapıyı açtı. (The police opened the door by using force/coercion.)
خودت رو بسنج 48 سوال
Bu çok ağır. Kaldırmak için ___ ihtiyacım var.
Bu cümle 'Bu çok ağır. Kaldırmak için kuvvete ihtiyacım var.' şeklinde tamamlanmalıdır. (This is very heavy. I need strength to lift it.)
Çocuk çok küçük, ___ yok.
Doğru cevap 'kuvveti'. Cümle 'Çocuk çok küçük, kuvveti yok.' (The child is very small, he has no strength.) olmalıdır.
Rüzgarın ___ çok fazla.
Cümle 'Rüzgarın kuvveti çok fazla.' (The wind's force is very strong.) şeklinde tamamlanmalıdır.
Bu kapıyı açmak için biraz daha ___ lazım.
Doğru cevap 'kuvvet'. Cümle 'Bu kapıyı açmak için biraz daha kuvvet lazım.' (To open this door, a little more strength is needed.) olmalıdır.
Eski arabamın motoru çok ___ değildi.
Cümle 'Eski arabamın motoru çok kuvvetli değildi.' (My old car's engine wasn't very strong.) şeklinde tamamlanmalıdır.
O, çok ___ bir insandı. Her işi kendi yapardı.
Doğru cevap 'kuvvetli'. Cümle 'O, çok kuvvetli bir insandı. Her işi kendi yapardı.' (He was a very strong person. He did everything himself.) olmalıdır.
Bu kutuyu taşımak için daha fazla ___ gerekiyor.
To carry this box, more force/strength is needed. 'Kuvvet' fits best in the context of physical effort.
Rüzgarın ___ çok büyüktü, ağaçları salladı.
The wind's force/strength was very great, it shook the trees. 'Kuvveti' (its force) is the appropriate word here.
O, her zaman düşüncelerinin ___ ile hareket eder.
He always acts with the strength/force of his thoughts. 'Kuvveti' in this context refers to the power or conviction of his thoughts.
Çocuğun ___ bacakları var, çok hızlı koşuyor.
The child has strong legs, he runs very fast. 'Kuvvetli' (strong) describes the legs that enable fast running.
Bu karar, hükümetin ___ bir iradesini gösteriyor.
This decision shows a strong will of the government. 'Kuvvetli' (strong) modifies 'iradesini' (its will).
İnsan, inançlarının ___ ile zorlukları aşar.
A person overcomes difficulties with the strength of their beliefs. 'Kuvvetiyle' (with its strength) is the best fit.
Deprem sonrası binaların sağlamlığı büyük bir ___ taşıyor.
After an earthquake, the solidity of buildings carries great 'kuvvet' (force/strength).
Bu işi tek başıma yapmak için yeterli ___ hissedemiyorum.
I don't feel enough 'kuvvet' (strength) to do this job alone.
Fırtına, ağaçları yerinden sökecek bir ___ ile esti.
The storm blew with a 'kuvvet' (force) that would uproot the trees.
Takım, maçı kazanmak için son ana kadar tüm ___ kullandı.
The team used all its 'kuvvetini' (strength) until the last moment to win the match.
Sözleri, dinleyiciler üzerinde büyük bir ___ yarattı.
His words created a great 'etki' (impact/effect) on the audience. While 'kuvvet' implies strength, 'etki' is a better fit for the impact of words.
Bu tür sporlar, vücudun fiziksel ___ artırır.
These types of sports increase the physical 'kuvvetini' (strength) of the body.
Bu takımın şampiyon olması için daha fazla antrenman yapması ve fiziksel ____ kazanması gerekiyor.
Cümlede fiziksel gelişimden bahsedildiği için 'kuvvet' kelimesi boşluğa en uygun düşen seçenektir. (For this team to be champions, they need to train more and gain physical strength.)
Rüzgarın ____ o kadar fazlaydı ki ağaçlar köklerinden söküldü.
Rüzgarın ağaçları kökünden sökebilecek gücünü ifade etmek için 'kuvveti' kelimesi doğru seçimdir. (The force of the wind was so great that the trees were uprooted.)
Ağır kutuyu tek başına taşımak için yeterli ____ yoktu, bu yüzden yardım istedi.
Kutuyu taşımak için fiziksel güç gerektiğinden 'kuvveti' kelimesi boşluğa en uygun düşen seçenektir. (He didn't have enough strength to carry the heavy box by himself, so he asked for help.)
Deprem sonrası kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları kurtarmak için tüm ____lerini seferber etti.
Kurtarma ekiplerinin fiziksel ve mental çabalarını ifade etmek için 'kuvvetlerini' kelimesi doğru seçimdir. (After the earthquake, rescue teams mobilized all their forces to save those trapped under the rubble.)
Masanın üzerindeki vazoyu devirmemek için dengesini korumak ve ani ____ uygulamamak önemlidir.
Vazoyu devirmemek için ani bir itme veya çekme eyleminden kaçınmak gerektiği için 'kuvvet' kelimesi uygundur. (To avoid knocking over the vase on the table, it's important to maintain balance and not apply sudden force.)
Tartışmada haklı olduğunu kanıtlamak için argümanlarına daha fazla ____ katması gerekiyordu.
Argümanların ikna ediciliğini ve etkisini artırmak anlamında 'kuvvet' kelimesi doğru bir ifadedir. (He needed to add more force to his arguments to prove he was right in the discussion.)
Bir şeyin fiziksel olarak bir etki yaratma veya hareket ettirme kabiliyetine ne denir?
Kuvvet, bir cismi hareket ettiren veya şeklini değiştiren bir etkidir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kuvvet' kelimesi doğru kullanılmıştır?
Rüzgarın ağaçlar üzerindeki fiziksel etkisi 'kuvvet' ile ifade edilir.
Aşağıdakilerden hangisi 'kuvvet' kelimesinin eş anlamlısı olabilir?
'Güç' ve 'kuvvet' genellikle birbirinin yerine kullanılabilen kelimelerdir.
Bir şeyi kaldırmak için uyguladığımız etki 'kuvvet' olarak adlandırılır.
Bir şeyi kaldırmak için uygulanan fiziksel etkiye 'kuvvet' denir.
Fizikte 'kuvvet', her zaman gözle görülebilen bir şeydir.
Kuvvetin etkileri gözle görülebilir olsa da, kuvvetin kendisi (örneğin yer çekimi kuvveti) her zaman doğrudan gözle görülemez.
Bir kasın kasılma yeteneği 'kuvvet' ile ilgilidir.
Kasların kasılma yeteneği, yani bir iş yapabilme kapasitesi 'kuvvet' ile yakından ilişkilidir.
Hayatınızda bir şeyi başarmak için büyük bir içsel kuvvet kullandığınız bir durumu anlatın. Bu kuvvet size nasıl yardımcı oldu ve sonuç ne oldu?
خوب نوشتید! تلاش خوبی بود! پاسخ نمونه را ببینید.
پاسخ نمونه
Üniversiteye hazırlanırken çok zorlandığım bir dönem oldu. Derslerim çok yoğundu ve bazen pes etmek istiyordum. Ancak içimdeki azim ve kararlılık sayesinde bu güçlüklerin üstesinden geldim. Her gün daha fazla çalıştım ve sonunda istediğim bölümü kazandım. Bu tecrübe bana içsel kuvvetimin ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
Bir kişinin fiziksel kuvvetinin yanı sıra, karakter kuvvetinin de önemli olduğu bir senaryo yazın. Bu senaryoda karakter kuvvetinin nasıl bir rol oynadığını açıklayın.
خوب نوشتید! تلاش خوبی بود! پاسخ نمونه را ببینید.
پاسخ نمونه
Bir şirkette çalışan Ayşe, patronunun haksız bir kararını gördü. Fiziksel olarak zayıf olmasına rağmen, karakter kuvveti sayesinde bu duruma sessiz kalmadı. Cesaretini toplayarak patronuyla konuştu ve haksızlığın düzeltilmesini sağladı. Bu olay Ayşe'nin dürüstlüğünü ve adalet duygusunu gösterdi.
Doğadaki kuvvetleri ve bunların insan yaşamına etkilerini anlatan kısa bir paragraf yazın. Özellikle bir doğa kuvvetinin gücünü vurgulayın.
خوب نوشتید! تلاش خوبی بود! پاسخ نمونه را ببینید.
پاسخ نمونه
Doğa, insan yaşamını doğrudan etkileyen birçok kuvvete sahiptir. Örneğin, depremlerin yıkıcı kuvveti, şehirleri harabeye çevirebilir ve binlerce insanın hayatını etkileyebilir. Aynı şekilde, seller ve güçlü rüzgarlar da büyük felaketlere yol açabilir. Bu kuvvetler, doğanın gücünü ve ona karşı ne kadar savunmasız olduğumuzu hatırlatır.
Metne göre toplumsal hareketlerin ana itici kuvveti nedir?
این متن را بخوانید:
Toplumsal hareketler, genellikle büyük bir kitlenin ortak bir amaç uğruna bir araya gelmesiyle oluşur. Bu hareketlerin arkasındaki en büyük itici kuvvetlerden biri, haksızlığa karşı duyulan ortak öfke ve değişim arzusudur. İnsanların bir araya gelerek seslerini yükseltmeleri, bazen büyük değişimlere yol açabilir. Tarihte bunun birçok örneği bulunmaktadır.
Metne göre toplumsal hareketlerin ana itici kuvveti nedir?
Metinde 'Bu hareketlerin arkasındaki en büyük itici kuvvetlerden biri, haksızlığa karşı duyulan ortak öfke ve değişim arzusudur' ifadesi bulunmaktadır.
Metinde 'Bu hareketlerin arkasındaki en büyük itici kuvvetlerden biri, haksızlığa karşı duyulan ortak öfke ve değişim arzusudur' ifadesi bulunmaktadır.
Bilim ve teknolojinin gelişiminin arkasındaki temel kuvvetlerden biri nedir?
این متن را بخوانید:
Bilim ve teknolojinin gelişimi, insanlığın yaşam standartlarını büyük ölçüde artırmıştır. Yeni buluşlar ve keşifler sayesinde, eskiden imkansız görünen birçok şey artık mümkün hale gelmiştir. Bu gelişim sürecinin arkasındaki temel kuvvetlerden biri de sürekli araştırma ve geliştirme faaliyetleridir. İnsan zekasının ve merakının birleşimi, bu ilerlemenin itici gücüdür.
Bilim ve teknolojinin gelişiminin arkasındaki temel kuvvetlerden biri nedir?
Metinde 'Bu gelişim sürecinin arkasındaki temel kuvvetlerden biri de sürekli araştırma ve geliştirme faaliyetleridir' ifadesi yer almaktadır.
Metinde 'Bu gelişim sürecinin arkasındaki temel kuvvetlerden biri de sürekli araştırma ve geliştirme faaliyetleridir' ifadesi yer almaktadır.
Metne göre sanatta güçlü ifade nasıl elde edilebilir?
این متن را بخوانید:
Sanatta, bazen en güçlü ifade, minimalizm ve sadelikle elde edilir. Bir eserin duygusal kuvveti, kullanılan renklerin yoğunluğundan veya detayların karmaşıklığından ziyade, aktardığı mesajın derinliğinde yatabilir. Basit bir çizgi veya tek bir renk, izleyicide çok daha güçlü bir etki bırakabilir. Sanatçının amacı, bu kuvveti yakalamaktır.
Metne göre sanatta güçlü ifade nasıl elde edilebilir?
Metinde 'Sanatta, bazen en güçlü ifade, minimalizm ve sadelikle elde edilir' denilmektedir.
Metinde 'Sanatta, bazen en güçlü ifade, minimalizm ve sadelikle elde edilir' denilmektedir.
This sentence describes trees bending due to the force of the wind. 'Rüzgarın kuvvetiyle' means 'with the force of the wind'.
This sentence means 'Many security forces were dispatched to the scene.' 'Güvenlik kuvveti' refers to 'security force'.
This sentence translates to 'We covered the force of gravity in physics class.' 'Yerçekimi kuvveti' means 'force of gravity'.
The sentence discusses strong winds.
The sentence is about learning a concept in physics class.
The sentence describes a large force that was difficult to resist.
این را بلند بخوانید:
Bu iş için büyük bir kuvvet gerektiğini biliyor musun?
تمرکز: kuvvet
تو گفتی:
تشخیص گفتار در مرورگر شما پشتیبانی نمیشود. از کروم یا اج استفاده کنید.
این را بلند بخوانید:
Fırtınanın kuvveti tüm şehri etkiledi.
تمرکز: fırtınanın, kuvveti
تو گفتی:
تشخیص گفتار در مرورگر شما پشتیبانی نمیشود. از کروم یا اج استفاده کنید.
این را بلند بخوانید:
Yerçekimi bir kuvvettir.
تمرکز: yerçekimi, kuvvettir
تو گفتی:
تشخیص گفتار در مرورگر شما پشتیبانی نمیشود. از کروم یا اج استفاده کنید.
/ 48 درست
نمره کامل!
Summary
Kuvvet is a versatile word for physical strength, power, or the intensity of a force.
- Physical power or intensity.
- Ability to exert influence or overcome resistance.
- Can refer to literal strength or a driving force.