Para is the universal Turkish term for money, encompassing cash, wealth, and currency in all daily contexts.
Wort in 30 Sekunden
- The primary medium of exchange for goods and services.
- Refers to both physical currency and general wealth.
- Essential for shopping, banking, and daily transactions in Turkey.
Genel Bakış
'Para' kelimesi, Türkçede hem somut olarak elimizde tuttuğumuz banknot ve madeni paraları hem de soyut olarak servet ve maddi gücü temsil eder. Ekonomik sistemin temel taşıdır ve A1 seviyesindeki bir öğrencinin öğrenmesi gereken en temel kelimelerden biridir. 2) Kullanım Kalıpları: Türkçede para kelimesi genellikle 'harcamak', 'kazanmak', 'biriktirmek', 'çekmek' ve 'yatırmak' gibi fiillerle birlikte kullanılır. Örneğin, bir ATM'den para alırken 'para çekmek' ifadesi kullanılır. Alışverişten sonra geri alınan miktara ise 'para üstü' denir. 3) Yaygın Bağlamlar: Günlük konuşma dilinde 'bozuk para' (madeni para) ve 'kağıt para' (banknote) ayrımı sıkça yapılır. Ayrıca, bir kişinin zenginliğini belirtmek için 'paralı' sıfatı kullanılır. Restoranlarda veya kafelerde ödeme yaparken 'Hesabı alabilir miyim?' denildikten sonra ödeme süreci başlar. 4) Benzer Kelimelerle Karşılaştırma: 'Para' genel bir terimken, 'nakit' sadece fiziksel parayı (kredi kartı olmayan) ifade eder. 'Döviz' kelimesi ise yabancı ülkelerin paraları (Dolar, Euro vb.) için kullanılır. 'Sermaye' daha çok iş dünyasında yatırım amaçlı kullanılan büyük miktardaki parayı tanımlar. 'Akçe' ise Osmanlı döneminden kalma tarihi bir terimdir ve günümüzde deyimlerde yaşar.
Beispiele
Ekmek almak için biraz paraya ihtiyacım var.
everydayI need some money to buy bread.
Şirketimiz bu yıl yeni projelere büyük miktarda para ayırdı.
formalOur company allocated a large amount of money for new projects this year.
Üstü kalsın, para önemli değil.
informalKeep the change, money is not important.
Para, modern ekonomilerde likiditeyi temsil eden en temel araçtır.
academicMoney is the most fundamental tool representing liquidity in modern economies.
Häufige Kollokationen
Häufige Phrasen
Para basmak
To print money (or to earn a lot of money quickly)
Parasıyla değil mi?
I'm paying for it, aren't I? (Used when demanding service)
Vakit nakittir
Time is money
Wird oft verwechselt mit
'Para' is the general term for money, whereas 'Nakit' specifically refers to physical cash as opposed to credit or digital payments.
'Para' is any money, but 'Döviz' specifically refers to foreign currencies like Dollars or Euros.
Grammatikmuster
How to Use It
Nutzungshinweise
In Turkish, 'para' is used neutrally in almost all contexts. However, in very formal or economic documents, terms like 'finansman' or 'meblağ' might be preferred for specific amounts. It is a countable noun in some contexts (paralar) but usually functions as an uncountable concept in daily speech.
Häufige Fehler
English speakers often try to use 'para' for 'change' in the sense of 'becoming different,' but in Turkish, 'değişim' is used for that. Also, ensure you use the correct verb: you 'almak' (take/get) money, but you 'kazanmak' (earn) a salary.
Tips
Use 'Para Üstü' in shops
Always check your 'para üstü' (change) after paying in cash at local Turkish markets.
Avoid confusing 'Para' with 'Nakit'
While 'para' is general, 'nakit' specifically means cash. If a place doesn't take cards, they will ask for 'nakit'.
Tipping culture in Turkey
In Turkey, leaving a small amount of 'bahşiş' (tip) is common in restaurants, usually around 10%.
Wortherkunft
The word 'para' comes from the Persian word 'pāre', which means 'piece' or 'bit'. It originally referred to a small silver coin in the Ottoman Empire.
Kultureller Kontext
In Turkish culture, it is often considered impolite to ask someone directly how much 'para' they earn. During weddings, it is a tradition to pin 'para' or gold on the bride and groom.
Merkhilfe
Think of the word 'Para' as being 'Paramount' to survival. Without 'para', you cannot buy 'paratha' (a type of bread) in a market.
Häufig gestellte Fragen
4 FragenMadeni paralar veya kağıt paranın daha küçük parçalara bölünmüş hali için kullanılır. Genellikle metal paraları ifade eder.
Para çekmek bankadan veya ATM'den para almaktır; para yatırmak ise parayı banka hesabına koymaktır.
Bir ürünün fiyatından daha fazla para verdiğinizde satıcının size geri verdiği miktardır.
Bir şeyi satın alacak maddi gücün o an bulunmadığını veya genel olarak fakirliği ifade etmek için kullanılır.
Teste dich selbst
Cüzdanımda hiç ___ yok, bankaya gitmem lazım.
Cüzdan ve banka bağlamı cümlenin 'para' ile tamamlanması gerektiğini gösterir.
Para ile ilgili eylemler:
Para harcanır, biriktirilir veya kazanılır; ancak 'para okumak' anlamlı bir ifade değildir.
çok / kazanmak / istiyorum / para
Türkçede standart cümle yapısı Özne + Nesne + Yüklem şeklindedir.
Ergebnis: /3
Summary
Para is the universal Turkish term for money, encompassing cash, wealth, and currency in all daily contexts.
- The primary medium of exchange for goods and services.
- Refers to both physical currency and general wealth.
- Essential for shopping, banking, and daily transactions in Turkey.
Use 'Para Üstü' in shops
Always check your 'para üstü' (change) after paying in cash at local Turkish markets.
Avoid confusing 'Para' with 'Nakit'
While 'para' is general, 'nakit' specifically means cash. If a place doesn't take cards, they will ask for 'nakit'.
Tipping culture in Turkey
In Turkey, leaving a small amount of 'bahşiş' (tip) is common in restaurants, usually around 10%.
Beispiele
4 von 4Ekmek almak için biraz paraya ihtiyacım var.
I need some money to buy bread.
Şirketimiz bu yıl yeni projelere büyük miktarda para ayırdı.
Our company allocated a large amount of money for new projects this year.
Üstü kalsın, para önemli değil.
Keep the change, money is not important.
Para, modern ekonomilerde likiditeyi temsil eden en temel araçtır.
Money is the most fundamental tool representing liquidity in modern economies.
Related Content
Im Kontext lernen
Verwandte Redewendungen
Mehr business Wörter
alışveriş
A1Shopping
ambalaj
B1Packaging or wrapping
angaje
C1committed or engaged in a specific cause or activity
atılım
C1Breakthrough, leap, or initiative
bakiye
B1balance, remainder
banka
A1bank
bedel
B1Price, cost, value, or compensation
bildirmek
B1to notify, to report
borç
B1debt or duty
bütçe
B1budget